Antik çağ uygarlıkları Yengeç takımyıldızını farklı biçimlerde ifade etmişlerdir, onu Babil’de kaplumbağa. Mısır’da kheper, Yunanistan’da ise Yengeç olarak okumak mümkündür. Her üç sembolde de sert kabuklu hayvanlara işaret edilmiştir. Medeniyetler kendilerine mahsus semboller edinmiş olsalar da “sert kabuk” ifadesi üzerinden ortak bir dil ve hikâye geliştirmişlerdir, bireyleşme süreci ve reenkarnasyon.
Bireyleşmede her göksel işaretin manevi mertebeleri vardır. İlk safhada kim olduğumuz fikri başkalarının fikirleri temelinde yükselir ve kendimizle ilgili cevapları içimizde değil dış dünyada ararız. İkinci safhada buhranlar ve kargaşalar deneyimleyerek kendimizin daha üst versiyonlarına ulaşırız. Yani olduğumuz kişi ile olacağımız kişi arasında çalkantılı bir yolculuk yaparız ve bu yolculuğu çoğunlukla kendi başımıza yapmak isteriz. Üçüncü safhada gerçekten kim olduğumuzu bulmak için yaptığımız içsel ve dışsal yolculuklar artık sonuç vermiştir. Kendi gölgelerimizle yüzleşme ve bireyleşme sürecimizi tamamlamış olarak edindiğimiz deneyimleri paylaş- maya hazır durumdayızdır. Yengeç’in bireyleşme yolculuğu da diğer zodyakal burçlar gibi 3 safhadan oluşur.
1.Yengeç:
Yengeç’in kendini ve dünyayı ilk tanımaya başladığı ve kendine karşı mücadele verdiği evredir. Bu mücadeleden kaçınmak için zaman zaman çevresine yüksek çıkışlar yapabilecek, tahmin edilemez eylemlerde bulunabilecektir. Bu dönemde o, basit ilişkiler kurarak kendini ve başkalarını tanımaya başlayacak, kendini bu basit ilişkilerde duygularının türüne ve yoğunluğuna göre ifade edecektir. Bu safhada yengeçlerin mücadelesi aynı zamanda, doğalarında bulunan sadakat ve bağlılığın karşıtı olan “ihaneti” deneyimleme konusundadır. Bu deneyimler sonunda Yengeç, dışarıya değil içeriye bakmayı öğrenecek ve hydra formuna erişecektir.
2. Hydra:
Yengeçler bu evrede duygusal doğaları ile başlarını derde sokmadan yaşamayı öğrenirler. İlk evrede verdikleri aşırı tepkilerin sonuçlarıyla başa çıkmak zorunda kaldıklarından bu evrede öfkelerini kontrol etmeyi, empatiyi ve güveni deneyimlemek ister ve kendileri olmayı öğrenirler ancak bu kez de başka bir mücadele alanı ortaya çıkar; romantik ve ailevi konularda ya fazlaca alçakgönüllü ve kabulcü olabilirler ya da öfkelendiklerinde soğuk ve sert bir tutum güderek kendilerini inciteni incitmek isterler. Hydra formu Yengeçler için bir uçlardan uzaklaşarak dengede kalabilme formudur ve bu yeteneklerinin kuvveti oranınca da “kendi kaderlerini yazarak tavus formuna ulaşırlar.
3. Tavus:
Yengeçler bu formda tüm derslerini almış ve duygusal bütünlüğe ulaşmışlardır. Öfke kontrolünü, affetmeyi ve güvenmeyi öğrenmişlerdir. Artık deneyimlediklerini ve öğrendiklerini ihtiyacı olanlara nazikçe aktarmaya, sahip olduklarını toprak anne gibi sevgiyle ve bereketle vermeye hazırdırlar ve üstelik bunu yaparken artık annelik etmeye de annelik edilmeye de ihtiyaçları kalmamıştır.
Sert kabuk fenomeni, aslında bizim aldığımız her formu yani ruhumuzun evrelerini ve ruhun evrimini koruyan bir kalkanı ifade eder. Öte yandan, Pisagoryen tetraktiste dörtlü ifadenin bir anlamı da başa dönmek ve geçiciliktir, tetragrammatonda bu ifaden harfidir ve karşılığı Yengeç’tir. Öyleyse Yengeç, yolculuğunda maddeyi yani kabuğunu koruyarak form değiştirecektir fakat bunu yaparken maddenin geçiciliğini de kavra- yarak edindiği deneyimleri başkalarına sevgiyle aktaracaktır.