Sekizinci Ev ve Pozitif Temalar 3

6.Jüpiter sekizinci evde:

Sekizinci evde Jüpiter, kişiye sekizinci ev konularında keyif ve iyi şans verir. Kişi mutlu- luğunu yakınlarına ve başkalarına kolayca aktarabilir. Bu yerleşim kişiye, kriz ve dönüşüm alanında kontrollü bir genişleme sağlar, kişi merkezini koruyarak büyümeyi öğrenir. Kişiye sağlıklı ve dayanıklı bir yaşam potansiyeli verir, özellikle zor dönemlerden güçlenerek çıkma kapasitesi yüksek olabilir. Fayda sağlayacak ortak yatırımlar yapılabilir, eş veya miras yoluyla gelirde artış görülebilir, vergi denetiminde avantaj sağlanabilir ve başkalarının kaynakları doğru değerlendirildiğinde bolluk üretilebilir. Kişide cömertlik ve paylaşım bilinci gelişebilir ve krizleri fırsata çevirme becerisi bu yerleşimin en belirgin avantajı olabilir.

7.Satürn sekizinci evde:

Satürn sekizinci evde, dayanıklılık ve uzun ömür potansiyeli verir, kişi zorluklar karşısında kolay dağılmaz. Kişinin krizleri disipline etme ve yapılandırma becerisi yüksek olabilir; panik yerine strateji üretir ve başkalarını organize edip yönlendirebilir. Ortak kaynakları dikkatli ve sorumlu şekilde yönetebilir, maddi güvenliği adım adım inşa edebilir. Sınırlarını koruma ve kontrol yeteneği güçlüdür ve finansal strateji geliştirme konusunda gerçekçidir. Diğer yandan bu yerleşim kişiye manevi olgunluk kazandırır ve kişiye gücünü ve yeteneklerini bilinçli, ölçülü ve etkili kullanma kapasitesi verir. Burada yerleşmiş bir Satürn kişiye, özdisiplin ve sınırlarını tanıma yeteneği verir.

8.Uranüs sekizinci evde

Uranüs sekizinci evde kişiye kriz anlarında ani ve yaratıcı çözümler üretme kapasitesi verir. Yani kişi baskı altında alışılmışın dışında yollar bulabilir. Zorlu deneyimler onu kısıtlamak yerine özgürleştirir, her kırılma bir sıçramaya dönüşebilir. Kişi başkalarının gücü ve kontrolünden özgür ve bağımsız olabilir. Diğer yandan kişi, gücü kendi içinde arayarak gerçek özgürlüğe ulaşabilir. Ayrıca yaşamındaki değişiklikleri çev- resinden gizli tutmak isterse bunu çok iyi başarabilir. İlişkiler ve cinsellik alanında sıradışı, özgün ve deneyime açık bir yaklaşım görülebilir.

9.Neptün sekizinci evde

Sekizinci evde Neptün, yoğun sezgi ve içgörü verir; kişi görünmeyeni hissedebilir ve bilinçaltı temalarını zorlanmadan kavrayabilir. Kişi kendi- ni ve başkalarını ruhsal olarak şifalandırma potansiyeli taşıyabilir ve aşkınlık yolu ile kendini dönüştürerek başkalarını da dönüştürebilir. Empati ve merhamet yönü güçlü olabilir. Sanat- sal yetenekler yoğunlaşabilir, özellikle karanlık ve derin temalardan ilham alma kapasitesi belirgin olabilir. Ruhsal bağlılık ve fedakarlık bilinci gelişmiş olabilir, ilişkilerde ve ortak alan- larda manevi bir derinlik arayabilir. Cinsellikte fanteziye dayalı romantik duygular görülebilir. Rüyalar güçlü semboller taşıyabilir ve rüya yorumlama kabiliyeti görülebilir.

10.Plüton sekizinci evde

Plüton sekizinci evde güçlü bir konumdadır. Kişiye yoğun bir değişim ve dönüşüm kapasitesi verir ve kişi hayatı boyunca birden fazla kez yeniden doğuş yaşayabilir. Kendi içsel gücü ile bilinçli bir temas kurabilir. Kişi keskin psikolojik idrak sayesinde insan doğasının karanlık ve gizli yönlerini anlayabilir. Kişide başkalarını yönetme ve kontrol becerisi olabilir ve kişi başkalarının kaynaklarını bilinçli ve stratejik şekilde kullanma becerisi gelişebilir. Kişi miras yoluyla büyük kazanımlar elde edebilir. Kendi gölgesiyle yüzleşip onu dönüştürerek gücünü yapıcı ve bilinçli biçimde kullanabilir. Cinsel açıdan manyetiktir, bununla birlikte cinsellikte tabuları aşabilen, derin ve özel bir deneyim arayışında olabilir. Güçlü sezgilere sahip olabilir.

Sekizinci ev, yüzeyde korkutucu veya gizemli görünse de, farkındalık ve bilinçli çalışma ile büyük bir güç elde etme ve olgunlaşma kaynağına dönüşebilir. Bu ev, hem derinlikleri keşfetmemize hem de yaşamın kriz ve dönüşümlerini yararımıza kullanmamıza olanak tanır.

Sekizinci evdeki gezegenler ve yerleşimler, kişiye sezgi, psikolojik dayanıklılık, derin bağlar kurma yeteneği, finansal ve stratejik zeka, ruhsal simya ve gizli yetenekleri açığa çıkarma gibi olanaklar verebilir. Özetle, sekizinci ev, karanlıkla yüzleşmeyi ve onu dönüştürmeyi bilenler için, hayatın hem maddi hem de manevi boyutlarında güç sağlayan bir merkezdir.

Sekizinci Ev ve Pozitif Temalar 2

Sekizinci evde yerleşen ışıklar ve gezegenler, zorlu açılar almadığı sürece ve asaletlerine göre kendi doğal enerjilerini en saf ve olumlu biçimde ortaya koyabilirler. Her gezegen, sekizinci evin enerjisini farklı bir biçimde şekillendirir. Yazının devamında sekizinci evdeki ışık ve gezegenlerin pozitif yansımalarını tek tek inceleyerek, hangi alanlarda avantaj ve güç getirebileceklerini göreceğiz.

1.Ay sekizinci evde

Sekizinci evde yerleşmiş bir Ay, karşı cinsten, anneden ve eşin annesinden kazanımlar ve destekleri söz konusu yapabilir ve vice versa. Yani kişinin yakın olduğu, mahremine aldığı kişileri kişileri besleme ve büyütme kapasitesi de olabilir. Ayrıca kişide ilişkilerde güçlü bağlar kurma, empati ve duygusal farkındalık elde etme potansiyeli ortaya çıkabilir ve cinsellikte de iyi bir duygu paylaşımı verebilir. Bu yerleşim, okültizm ve gizemleri anlama, bilinçaltını ve psikolojiyi çözme, zihin okuma ve empati yeteneğini güçlendirebilir. Kişi kendi sezgisel yeteneklerini kullanarak kendi bilinçaltını çözebilir. Ay sekizinci evde ise kişi, duygularını kontrol etme ve gerektiğinde “poker face” sergileyebilme kabiliyetine sahip olur. Bu yerleşim kişiye muazzam bir şifa yeteneği verebilir, kişi danışman, şifacı, medyum, dedektif ve üst düzey okültist olabilir. Kişinin şifacı kadın ataları olabilir ve epigenetik hafıza yolu ile kişiye güçlü bilgiler aktarılmış olabilir. Ay’ı bu evde bulunan kişiler diğerlerine göre daha çok paranormal olay yaşayabilirler. Onlar için gerçekler kurgudan daha tuhaf olabilir.

2.Merkür sekizinci evde

Sekizinci evde Merkür, zihinsel derinlik ve stratejik düşünme, ikna ve manipülasyon yeteneklerini güçlendirebilir. Kişi, okült bilgi ve gizli konulara doğal bir ilgi ve yetenek geliştirebilir. Derin araştırma ve analiz yeteneği görünür olabilir. Tabu gerçekler, şoke edici sırlar, çözülmesi gereken gizemler bu kişilerin oyun alanıdır. Başkalarının gözden kaçırabileceği yeteneknve detayları bulup ortaya çıkarabilir. Bu yönüyle kişi insan sarrafı olabilir ve insanların nasıl davranacağını önceden kestirebilir, maskelerin ardını görmede ve sır tutmada ustadır. Gizli sözleşmelerden kazanç sağlama kapasitesi ortaya çıkabilir. Kişi ortak kaynakların nasıl paylaşıldığı konusunda ekonomi ile ilgilenebilir. Örneğin sözleşme, vasiyetname ve boşanmalarla ilgili olabilir, bunlar üzerinden kazanç sağlayabilir. Kişi mükemmel bir danışman veya arabulucu olabilir. Kısaca bu yerleşim, zihni hem sezgisel hem de pratik alanlarda güçlü kılabilir. Bu kişiler tercüman, çevirmen ya da hayalet yazar olabilirler, çok iyi kara mizah yapabilirler.

3.Venüs sekizinci evde:

Sekizinci evde Venüs varsa kişi ilişkilerini birçok kişiden daha samimi bir biçimde yaşayabilir. Venüs burada, cinsellikte yoğun haz alma ve haz verebilme kapasitesini artırır. Güçlü bir cinsel aura ve manyetik bir cazibe yaratır. Kişi romantizmi tutku ve derinlikle birleştirir, partnerle güçlü bağlar kurabilir. Başkalarının kendisine olan romantik duygularını kolayca anlayabilir. Duugusal ve fiziksel yakinliklar tatmin edici olabilir. Kişiye eş veya ortak aracılığıyla maddi refah ve konforlu bir yaşam oluşturma potansiyeli verebilir. Bu yerleşim gizli kalmış sanatsal yetenekleri açığa çıkarabilir, estetik değer üretme becerisi verebilir.

4.Güneş sekizinci evde:

Sekizinci ev vurgusu güçlü bir yerleşimde kişi kimliğini yakınlık ve mahremiyet kurmakla ifade eder. Yakınlık kurarken korkusuz ve güçlüdür bu da karşıda hayranlık uyandırır. Kişi özel hayatı ile görünür hayatı arasında denge kurmaya çalışır. Bu dengeyi kurarken yaşamını yönetme becerisi kazanır. Diğer yandan kişi hayat boyu gizemli, saklı ve tabu kabul edilen konulara ilgi duyabilir ve bilinmeyeni ve varlık sebebini araştırma yolu ile kişiliğini büyütebilir, diğerlerinin bahsinden bile korktuğu faaliyetleri rahatça yerine getirebilir. Psikolojik derinlik ve insan doğasını anlama kapasitesi sayesinde kişi iyi bir şifacı olabilir ve başkalarının karanlık dönemlerinde yol gösterebilir. Şans oyunları veya beklenmedik kaynaklardan ani kazanımlar görülebilir. Kişi dönüştürücü liderlik sergileyebilir; gerektiğinde öne çıkıp yön verir, gerektiğinde geri çekilip süreci takip eder. Kişide gölgesiyle yüzleşme cesareti bulunabilmesi ve kriz anlarında yaratıcı çözümler üretme yeteneği olabilmesi, bu yerleşimin en belirgin güçlerindendir.

5.Mars sekizinci evde:

Sekizinci evde Mars, genellikle iyi bir konumda kabul edilir. Mars burada enerjiyi ve iradeyi krizler ve ortak kaynaklar alanında yoğunlaştırır. Kişi, borç, miras, menkul ve gayrimenkul konularında cesur ve girişken davranarak kazanç sağlayabilir. Cinsellikte tutku ve yoğun haz belirgindir; ilişkiler güçlü ve derin olabilir. Harita sahibi kadınsa cinselliği iyi yaşayan erkeklerle birlikte olabilir, erkekse cinsellik konusunda güçlü ve arzulu olabilir. Böylece kişi cinselliği samimi bir şekilde ifade etmenin yolunu bulabilir bu da karşıda saygı uyandırabilir. Kişi, kriz anlarında kararlı, hızlı ve dayanıklı olabilirse odaklanmış bir irade ile kişisel gücünü bilinçli biçimde inşa edebilir. Diğer yandan, kişi güç arzusunu okültizm ile sağaltabilir.

Sekizinci Ev ve Pozitif Temalar 1

Sekizinci evden neden korkulur? Çünkü bu ev yüzeyselliği sevmez. Sekizinci ev, hem dönüştürücü doğası hem ölüm ile ilişkilendirilmesi hem de mitolojideki Hades ve Persephone anlatısından dolayı çoğu zaman korkutucu ve gizemli bir ev olarak görülmüştür ancak bu ev aynı zamanda güç, farkındalık ve dönüşümün evidir. Sekzinci ev, doğal zodyakta Akrep burcunun evidir ve Mars ile Plüton tarafından yönetilir, bu nedenle “başkalarının değerleri”, krizler, ortak kaynaklar ve yoğun duygusal deneyimler burada doğal bir şekilde işlenir. Yedinci evde başlayan şeyler burada detaylanır ve genişler. Sekizinci ev, ilişkilerin en ince ve en gerçek tarafıdır. Bu yazıda, yerleşim ve açıları olumlu kabul ederek, onun pozitif yansımaları üzerinde duracağız.

1.Psişik yetenekler

Sekizinci ev, sezgi, duyu dışı algılama ve bilinçaltıyla güçlü bir bağlantı kurar. Bu nedenle psişik ve okült yetenekler çoğu zaman burada ortaya çıkar. Kişi başkalarının niyetlerini, enerjilerini ve potansiyel tehlikeleri sezebilir. Bu yetenek, hem bir kendini koruma kalkanına hem de başkalarına rehberlik etme kapasitesine dönüştürülebilir.

2.Gizli Yetenekler

Sekizinci ev, bazen uzun süre fark edilmeden kalan yeteneklerin görünür hale gelmesini sağlar. Bazı beceriler çocuklukta keşfedilirken, bazı yeteneklerin daha ileriki yaşlarda ortaya çıkması bu evin olumlu temaları arasında yer alabilir. Kişi, alışılmışın dışında olan bazı becerilerini geç keşfedebilir. Bu saklı potansiyeller çoğu zaman kriz, baskı veya yoğun dönüşüm dönemlerinde ortaya çıkarlar.

3.Miras, ortak kaynaklar

Sekizinci ev, başkalarıyla paylaşılan kaynakları ve mirası yönetme evidir. Bu alan, hem maddi hem de manevi mirasları etkili bir şekilde kullanma ve değerini artırma yeteneği verir. Kişi, ortak yatırımlar, miras veya ailesel kaynaklarını bilinçli ve sorumlu bir şekilde yönetebilir. Bu yetenek, hem güvenlik hem de strateji adına avantajlar sağlayabilir.

4.Rüya yorumlama yeteneği

On ikinci ev ile birlikte sekizinci ev bilinçaltı ve ruhsal sembollerle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle kişiye bilinçaltı çalışmalarında başarı ve rüya yorumlama yeteneği verebilir. Kişi, kendi rüyalarını ve başkalarının rüyalarını analiz ederek buradaki mesajları çözebilir. Bu yetenek, hem kişiye hem de çevresine psikolojik farkındalık sağlar. Rüya yorumlama, kişi için kriz ve dönüşüm süreçlerinde yol gösterici bir araç haline de gelebilir.

5.Finansal zeka, risk ve kriz yönetimi

Sekizinci ev, ortak kaynaklar ve yatırımların yönetildiği alandır. Bu nedenle kişiye finansal ve stratejik zeka kazandırabilir. Kişi, riskleri ve krizleri doğru analiz ederek portföy çeşitlendirmesi gibi stratejik kararlar alabilir. Riskleri bilinçli yönetme, sekizinci evin güçlü yönlerinden biridir.

6.Derin duygusal bağ kurabilme

Sekizinci ev, yoğun duygular ve tutkuların alanıdır. Bu ev aracılığı ile derin ve kalıcı bağlar kurulabilir. Bu bağlar, hem duygusal hem ruhsal olarak katkı sağlayabilir. İlişkilerde samimiyet ve güven arayışı, sekizinci evin doğal arzusudur. Bu arzu, kişisel ve sosyal anlamda güçlendirici bir kapasitedir.

7.Sır taşıma yeteneği

Gizlilik ve güven alanı olarak sekizinci ev kişiye sırları saklama ve koruma yeteneği verebilir. Bu yetenek, başkalarının güvenini kazanmayı ve güvenilir bir şifacı ruh olmayı sağlar. Kişi aynı zamanda kendi içsel sırlarını da koruyarak psikolojik dengeyi korur. Sır taşıma yeteneği, sekizinci evin etik yönünü temsil eder.

8.Cinsellik/tantrik yetenekler

Sekizinci ev, cinsellik ve yoğun cinsel enerjiyi temsil eder. Elizabeth döneminde orgazm anına “küçük ölüm” denmesi tesadüf değildir. Bu ifade, haz anında egonun kısa süreli çözülmesini, benlik sınırlarının erimesini ve kontrolün bırakılmasını anlatır. Sekizinci evin teması da tam olarak budur; kontrolün çözülmesi ve eski kimliğin ölerek yeni bir bilincin doğması. Cinsel enerji bilinçli yönlendirildiğinde bir güç kaynağına dönüşebilir. Kişi, cinsel deneyimlerden ve duygusal yoğunluktan enerji alarak ruhsal olgunlaşma ve dönüşüm yaşayabilir. Tantrik veya bilinçli uygulamalarda amaç yalnızca haz değil, o “küçük ölüm” anındaki bilinç açıklığını fark etmektir.

9.Uzun yaşam

Güçlü bir sekizinci ev, kişinin dayanıklılığı ile yakından bağlantılıdır. Bu ev kişiye hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorluklara karşı direnç kazandırabilir. Hayatın iniş çıkışlarından güç almayı öğrenir ve enerjisini etkin kullanır. Sonuç olarak, güçlü bir sekizinci ev, uzun ve sağlıklı bir yaşam için doğal bir temel oluşturur.

10.Araştırma, gizli bilgileri çözme yeteneği

Sekizinci ev, görünmeyenin sahneye çıkarıldığı alandır. Bu nedenle kişiye derinlemesine araştırma ve analiz yeteneği verebilir. Kişi, karmaşık veya tabu konuları çözme ve bilinmeyen bilgileri keşfetme kapasitesine sahip olabilir. Bu ev, kişinin bilgiye büyük bir merakla yaklaşabilmesini sağlar.

11.Değişim, dönüşüm, ruhsal simya

Dönüştürücü enerjilerin menşei olarak sekizinci ev, kişinin hem kendi yaşamında hem de başkalarının hayatında köklü değişimler yaratmasına olanak tanır. Bu süreç, bir tür ruhsal simya gibi işler.

12.Gölge ile entegrasyon

Sekizinci ev, kişinin kendi karanlık yönleri ve bastırılmış duygularıyla yüzleştiği alanlardan biridir. Bu alan, gölge yönleri fark edip onları kabul etme ve onlara entegregrasyon sağlama olanağı verir. Gölgeyi bilinçli şekilde dönüştürmek, kişiye olgunlaşma, denge ve güç kazandırır.

13.Psikolojik dayanıklılık

Zorluklar ve krizlerle yüzleşmeyi bize öğreten alan sekizinci evdir. Kişiye stres ve baskı altında güçlenme yeteneği verebilir. Yaşamın yoğun ve belirsiz deneyimleri, kişiye sabır ve kararlılıkta kabiliyet kazandırabilir. Bununla birlikte sekizinci ev, güçlü bir direnç geliştirme kapasitesini destekleyebilir.

Sekizinci ev, korkutucu görünüşünün ötesinde, kişinin derinleştiği, gücünü ve farkındalığını sınadığı ve bunlari yaparken ödül de kazanabildiği bir alandır. Burada yaşanan her deneyim, dönüşümün bir parçasıdır. Bu ev, yaşamın en yoğun ve gizli yönleriyle yüzleşmeyi gerektirir ancak tam da bu yüzleşme, kişiyi olgunlaştırır ve gerçek gücünü ortaya çıkarır.

Kabalada Akedat Yitshak

Heşvan ayı Akrep burcu ile temsil edilir. Astrolojide Akrep burcunun evi olan sekizinci ev diger konularin yanısıra küllerinden doğma teması ile Phoenix yani Anka ile özdeşleştirilir. Heşvan aynı zamanda Nuh tufani olarak da bilinen büyük sel felaketinin olduğu aydır.


İbrani efsanelerine göre Phoenix ölümsüz olan tek hayvandır. Phoenix’in ölümsüz olmasına Noa (Hz.Nuh) aracı olmuştur. Noa’nın ona böyle büyük bir mükafat vermesinin sebebi gemideki diğer hayvanların beslenmek isterlerken Phoenix’in Noa’yı yormamak için yol boyunca bir şey yiyip içmek istemeden bir köşede yatmasıdır.

Phoenix, her 1000 yılda bir yeniden doğar ve bu yönüyle o. yıkımdan sonra dirilmenin yani hayatın ta kendisidir. Bu ay hepimizin iyi bildiği bir Phoenix olan Yitshak’tan (Hz. İshak) bahsetmek istiyorum.

Hepimiz Avram avinu (Hz.İbrahim) ve Yitshak arasında Morya Dağı’nda geçen babanın oğlu kurban etmek istemesi hikayesini iyi biliriz. Şüphesiz ki her ikisinin de hayatındaki en önemli olay budur ancak bu yalnızca Tora’nın Paşat yorumu ile elde edilen bir bilgidir. Halbuki Tora çalışması katman katmandır, ilk katmana Paşat denir, metnin ilk ve basit, kelimesi kelimesine anlamını ifade eder. Bir katman daha içe ilerlersek burada metnin ilk göze çarpan anlamından daha derin bir anlam bulduğumuz Remez katmanı bulunur. Remez, metnin alegorik anlamını inceler. Bir katman daha içeri gidersek. üçüncü katman açıklama ve yorum katmanı olan Drash’tır. Drash, karşılaştırmalı okumadır, kelimelerin başka nerelerde hangi anlamlarda kullanıldığını inceler.

Bir katman daha içeride Sod katmanı vardır. Sod en derin ve en zengin katmandır. Sod, sır demektir. Kabalada olduğu gibi metnin ezoterik ve mistik anlamını bulma tekniğidir. Bu katman metnin içindeki yaradılışa dair sırları içerir. Rabbiler metnin işte bu en derin sırlarını çözmek için uğraşırlar. Bu yorumlama tekniklerinin hepsine birden PaRDeS sistemi denir.


Akeda hikayesi de işte böyle çok katmanlı bir hikayedir. Hikayede anlatılan aslında salt bir kurban hikayesi değildir. Aslında eski metinler bu olay için hiçbir zaman kurban edilme ifadesini kullanmamışlar, bunun yerine akeda yani bağlanma kelimesini kullanmışlardır. Bu bakımdan burada Yitshak’ın temsil ettiği şey olan yargı ilkesi Avram’ın temsil ettiği merhamet ilkesi tarafından bağlanmıştır denir.


Yargı ilkesinin merhamet ilkesi tarafından bağlanması kendi hayatlarımızdaki yargılarımızın ve yargılayıcı davranışlarımızın farkına varmamızın ve onları merhametimizle yumuşatmaya çalışmamız gerekmesinin alegorik bir ifadesidir. Bağlanma bazı çevrelerde özellikle kurban edilmek istenme olarak geçer çünkü bir anlamda İsa’nın çarmıhta kendini kurban vermesine foreshadowing yapılmak istenir.


Peki bu climax noktasının devamında neler olur hiç düşündük mü? Her şey olup bittikten sonra, yüklendiği travma ile Yitshak nereye gitti? Babasını affedebildi mi? Tekrar onunla karşılaştı mı? Bu konuyu nasıl konuştular?


Bazı kaynaklar Yitshak’ın babasının yanından ona küs ayrıldığını ve bir daha görüşmediklerini ifade ederler. Halbuki Tora’da bunun aksini gösteren birçok pasuk vardır. Peki bu nasıl mümkün olabilmişti? Yitshak’ın travması hakkında Genesis Rabbah bize şu alegoriyi anlatır. Yitshak bağlı bir biçimde iken gökte ağlayan meleklerin gözyaşlarından birkaçı onun gözlerine düşer ve gözleri buğulanır. Yitshak hayatı boyunca gözlerinde bu buğuyu taşıyacak ve dünyayı bir daha asla gençliğinin masumiyetiyle göremeyecektir. Yaptığı her işe akedanın buğusu ile bakacak ve eylemlerini buna göre yapacaktır.

Akedadan sonra Yitshak’ı Rivka ile evliliğine dek Tora’da göremeyiz. Morya Dağı’na çıkışta Avram ve Yitshak’ın ismi birlikte iki defa vurgulanırken inişte ise yalnızca Avram’ın ismi Beerşeba’ya gitmesi üzerinden vurgulanır. Peki Yitshak’a ne olmuştur. Yitshak neden birden bire ortadan kaybolmuştur?

Yine Genesis Rabbah’a göre İbrani mitlerinde Yitshak akedanın gerçekleştiği o sonbahar ekinoksunda Noa’nın oğlu Şem ve torunu Ever’in bugünkü anlamda yeşivalarına öğrenim görmeye gider. Burada Rivka ile evlenmesine kadar kalır. İşte, onu travmasından kurtaran şey adığı eğitimler yani Tora’nin Sod’una ulaşmaktır. Bu sayede travmasını yönetebilmiştir.


Yitshak 40 yasında Rivka ile evlenir. Aslında akeda yaşandığında o, bir çocuk değil, 37 yasında genç bir adamdır. Buradan anlıyoruz ki Yitshak yeşivada 3 yıl geçirmiştir.


Yitshak, Rivka ile babası Avram tarafından evlendirilmiştir. Yitshak ve Rivka’nın 20 yıl çocuğu olmaz. Sonra Esau ve Yaakov isminde iki oğulları olur.


Yitshak’ın hayatındaki önemli yaşam ölüm döngülerinden biri de eşi Rivka’nın annesi Sara’nın olduğu gün doğmuş olmasıdır. Üstelik iki kadının arasında hal ve tavır bakımından oldukça benzerlikler vardı. Yine Rivka da onun travmasını atlatmasında yardımcı olmuştur. Bu anlamda da yine Yitshak’ın yaşam döngüsü ile olan kuvvetli bağını görmek mümkündür.


Sara vefat ettiğinde Yitshak onun çadırında kalmaya başlamıştır. Bu çadırın Avram’ın çadırına yakın olduğu düşünülür. Hem bu durum hem de babası tarafından evlendirilmesinden hareketle akeda sonrası baba oğul arasındaki ilişkinin iyi olduğu ve kaldığı yerden devam ettiği söylenebilir. Bu anlamda Yitshak’ın ciddi bir dönüşüm geçirdiği ve küllerinden doğduğu söylenebilir.


Bazı alegorik anlatılara göre Yitshak sunakta bıçak boğazına değer değmez ölmüştür ve daha sonra yeniden canlanmıştır. Bu anlatılarla Yitshak’ı Phoenix ile özdeşleştirmek hatalı olmayacaktır. Yitshak’ın 180 yasında iken vefat ettiği söylenir ve naaşı Makpelah (Atababalar) Mağarası’ndadır.


Yitshak gibi, bizlerin de en zor zamanlarımızdaki yol arkadaşımız yaratılışın sırlarını öğrenmektir. Bunun yolu da kabala öğrenmekten geçer.

Kabala ve Oz Büyücüsü

Heşvan, Elul ve Tişri’de kazandığımız değerleri günlük yaşamda da sürdürerek Elul ve Tişrinin hakkını verdiğimiz bir aydır. Heşvan bir sessizlik ayıdır ve bu ayda bizler toprağa ekilmiş bir tohum gibi sessizlikteyizdir ancak bu sessizliğin içinde güçlü bir büyüme potansiyeli, enerji ve güç vardır. Tohum metaforu aslında kişinin kendinden kendine yaptığı bir yolculuktur. Bu sebeple, bu ay yolculuk temalı filmlerden L. Frank Baum’un aynı adlı romanından uyarlanan 1939 tarihli film “Oz Büyücüsü”nü kabalistik açıdan deşifre etmek istedim. Öyleyse buyrun çocukluğumuzun o sarı taşlarla döşenmiş büyülü yoluna kırmızı pabuçlarımızla adım atalım…


Dorothy Kansas’ta akrabalarının yanında yaşayan, sıradan bir kızdır. Günlerden bir gün “maceraya çağrı” başlar: Miss Gulch isimli komşuları aileyi ziyaret edip yasal izni olduğunu söyleyerek Dorothy’nin köpeği Toto’yu evden uzaklaştıracağını söyler. Bunun üzerine Dorothy, Toto ile birlikte evden kaçar ancak yolda karşılaştığı sihirbazın sihirli küresine bakarak anlattıklarından sonra eve dönme kararı alır. Eve döndüğünde ise hepimizin malumu olan fırtınalı yolculuğuna başlar. Dorothy’nin fırtına yüzünden yaptığı yolculuk farkındalığa açılan kapıdır. Bizler biliyoruz ki bazen zorluklar olmadan tekamül etme fırsatı da olmaz.
Rabbinik aktarımlar bize insanda bulunan iki eğilimi öğretir; yetzer hara ve yetzer hatov yani iyilik eğilimi ve kötülük eğilimi. Kahramanımız Dorothy yolculuğunun başında Kuzey’in iyi cadısı ile sonunda ise Batı’nın kötü cadısı ile karşılaşacaktır. Aslında bu iki cadı Doroty’nin kendi içindeki yetzer hara ve yetzer hatov eğilimleridir.


Dorothy’nin film boyunca takip edeceği sarı tuğlalı yol. hayat ağacındaki 22 yoldur. Sarı tuğlalı yolda yaptığı yolculuk ise üst alemlere yapılan yolculuktur.


Dorothy’nin yol arkadaşlarına gelince, bunlar Korkuluk. Teneke Adam ve Aslan’dır. Korkuluk bir beyin. Teneke Adam bir kalp Aslan ise cesaret (karaciğer) istemektedir, karaciğer çok eski dönemlerden itibaren cesaretle ilişkilendirilmiştir.


Bu üçlüyü kabalistik açıdan anlamak için İbranice’deki meleh/kral kelimesine başvurmalıyız. Meleh מלך şeklinde yazılır. Baştaki Mem harfi İbranice’deki beyin/moah kelimesinin, Lamed harfi lev/kalp kelimesinin, Kaf harfi ise kaved/karaciğer kelimesinin baş harfidir. Bu kelime bize şunu anlatır; beyin kalbi yönetirse ikisi birlikte karaciğeri yönetirler. İnsan ancak ruhundaki materyalistik parçaya dair içgüdülerini düşünceleri aracılığıyla bertaraf ederse bir kral gibi olabilir yani tekamül edebilir. Dorothy yanına bu üç şeyi kendi tekamülü için almıştır.


Bir de köpeği Toto vardır Dorothy’nin yanında. Köpek sembolü, örneğin Anubis gibi, eski dönemlerden beri rehberlikle bağdaştırılmıştır. Buradan anlıyoruz ki Toto Dorothy’nin içsel rehberidir. O, Dorothy’nin içgüdüleri ve iç sesidir.


Burada tarottaki Joker kartı ile de paralellik yakalamak mümkündür. RWS ve bazı öncülü destelerde de Joker kartının üzerindeki figürün yanında bir köpek vardır. Köpek yani içgüdüler figüre rehberlik etmekte, onu gittiği yol hakkında uyarmaktadır.


Köpek bazen kabalada da rehber olarak geçer. İbranicede köpek kelimesi kelev olarak yazılır. Kelimeyi çözümlersek ke ifadesi “gibi” anlamına gelmekte olup lev ise daha önce gördüğümüz gibi kalp anlamına gelmektedir. Yani köpek için “kalp gibi” ifadesi kullanılmaktadır.


Dorothy’nin yolunun sonunda büyücünün maskesinin düşmesi ile hayalkırıklığı yaşarız. Büyücü ile temsil edilen, yaradana ulaşmak için örnek aldığımız manevi liderlerdir. Büyücünün aslında bir insan olduğunu anlayan Dorothy bize, maneviyatımıza eşlik eden liderlerin de birer insan olduklarını, hata yapabileceklerini hatırlatarak bizleri biat, bağnazlık ve bencilliğe karşı uyarıyor.

Oz Büyücüsü’nün bu türden bir okumasını yapmak aslında hiç de suni olmaz çünkü kitabın yazarı Baum, Teozofi Cemiyeti üyesi ve Madame Blavatsky’nin öğrencisidir. Aslında tüm hikayede Baum bize ruhun aydınlanmasını anlatmaktadır. Filmin uyarlandığı aynı adlı kitapta aslın) da Dorothy’nin pabuçları gridir. Gri ile anlatılmak istenen ruh ve bedeni birbirine bağlayan gümüş kordondur. Şimdi tüm bu bilgilerle filmi bir kez daha izlemeye ne dersiniz?

Kabalistik Astrolojide Heşvan Ayı

“”RABBİN LANETLEDİĞİ BU TOPRAK YÜZÜNDEN 

ÇEKTİĞİMİZ EZİYETİ, HARCADIĞIMIZ EMEĞİ 

BU ÇOCUK HAFİFLETİP BİZİ RAHATLATACAK” 

DİYEREK ÇOCUĞA NOA ADINI VERDİ.” 
 
Astrologlar Akrep’in üç yüzünü çok iyi bilirler, Akrep. Kartal ve Phoenix… Fakat bu bilgi Heşvan ayı ile daha yerli yerine oturur. Heşvan üç kitabın Yom Kippur’dan sonra yeniden açıldığı aydır, yaşam kitabı, ölüm kitabı ve orta kitap. Akrep seviyesi Akrep’in potansiyelinin en düşükte çalıştığı seviyedir, başkalarını Akrep gibi sokmak için fırsat kollayanlarin ismi ölüm kitabına yazılır. Orta kitap Kartal gibi uçup kaçmayı deneyenler içindir ve ne kadar başarılı olacaklarını zaman belirler. Yaşam kitabı ise yanıp kül olarak yeniden doğabilecek Zümrüdüankalar içindir. Akrep’in dönüşümü ne yazık ki her zaman pozitif bir yolla olmaz bazen kendi kendini yok edecek ve yeniden oluşturacaktır. Tıpkı bir tufan etkisi gibi… Tam da bu yüzden Noa’nın büyük tufanı bu ayda oldu denir. 
 
Akrep dönüşerek kanatlarını açıp Kartal gibi uçmayı daima bilir ama en yükseğe ulaştığında kendinin hiç görmediği yönlerini görür ve Phoenix olur. Phoenix olduğunda da artık yaradanın varlığını yeryüzüne yansıtmaya başlar. Heşvan, en yüksekler ve en diplerle ilgilidir bu ayda ne yaptığımız hangisi ile karşılaşacağımızı belirler. Gemara “Eyn mazal leYisrael der”, inanan için burçlar ve onların kötü etkileri yoktur ancak inanmak çabayı da beraberinde getirir. Çaba varsa kötü etkiler yoktur. 
 
Heşvan ayı içinde hiçbir özel gün yoktur fakat Şlomo’nun tapınağının yapımı bu ayda bitmiştir ve Midraş’a göre 3. tapınak da bu ayda kurulacaktır. Bu nedenle yine bu ayda dünyevi çalışmalar spiritüel çalışmalar ile dengelenir ve bu aya özel bir günün tapınağın manevi alemde kurulması ile geleceği söylenir. Bu ayın gizemi ayı temsil eden hayvanın isminde gizlidir “akrab” İbranicede “ikar bet” olarak da okunabilir yani “asıl ev”. Yine bu isimde Noa tufanına da gönderme vardır bu kelimeyi “oker bet” yani “evi yıkar olarak okumak mümkündür. Bu örnekler Akrep’in davranışlarını da çok İyi ifade eder. Akrep korku ve kaygıları ile dürtüleri karşısında takındığı tavıra göre tapınağını inşa edebilir veya onu yıkabilir de. 
 
Heşvan Noa’nın doğumu ile de ilgilidir. Adam ve Eva yeryüzüne geldiklerinde tanrı onlara yeryüzünün dikenlerle dolu olacağını söyler. Bu “lanet” ta ki Noa’nın doğumuna kadar devam edecek ve onunla beraber ortadan kalkacaktır. İbranicede Noa, “dinlendi (e)” kelimesi ile aynı biçimde yazılır çünkü ona doğum günü hediyesi olarak pulluk ve saban verilmiştir böylece tarım, yaratım ve dönüşüm, kas kuvvetini bırakarak dinlenme insanlık için kolaylaşır. Yine bu örnek de Akrep’in sembolik kendini tekrar tekrar doğurmalarının iyi bir sembolüdür. Akrep kendi toprağını da derince kazmalı ve kendi sırlarına da vakıf olmalıdır. Zaten derinleri kazma, sırları bulma, anlama ve onları saklama Akrep’in en iyi becerilerindendir. 
 
Bu ayın harfi Mars’ı oluşturan Dalet ve Akrep’i oluşturan Nun’dur. Nun aynı zamanda Mesih’i temsil eder ve Heşvan Mesih’in ayıdır. Bu iki harf דין, din, yargı kelimesini oluştururlar. İbranicede din kelimesi yargı demektir. Yargı tek başına yıkım gücü iken, merhametle birlikte yargının büyük bir şifa gücü vardır. Yine burada da daha önce anlatılan yapım ve yıkım gibi bir yargı ve merhamet dualitesi vardır. Bu dualiteler Nun harfinde gizlidir. Nun, nefila düşüş kelimesini başlatır. Kral David’in mizmorların belli harf sıralamasına göre okunuşuyla yapılan Aşrey duasında Mem dizesinin ardından Nun harfi ile başlayan bir dize geçmez ardından Sameh dizesi “Someh Haşem le-kol hanoflim…” “Yaradan düşenleri korur…” dizesi gelir. Bu bağlamda Nun’un gematriasının 50 olduğunu düşünürsek bize elli kirlilik kapısını hatırlattığından sıralamadan çıkarıldığını anlarız. Bu Nun’un negatif kutbudur. Diğer yandan Nun, elli anlayış kapısına da işaret eder ve neşama, ruh kelimesini başlatır. 
 
Bu ay ayni zamanda sözlerin ayıdır. Mars yöneticiliğin deki bu ayın Mars enerjisini sözlere karsi verebiliriz. Bu ayda dilimizi eğitmek ve sözlerimizi yutmak yerine karşıya doğru şekilde aktarmaya çalışmak belli oranda mide problemlerinin iyileşmesini sağlayabilir. Akrep Mars ile İlgilidir ama Akrep göründüğü kadar cüretkar ve hırslı olmayabilir ama bir kez Marsiyen bir durum sezerse o çoktan planını yapmıştır. Ne kadar uzun sürerse sürsün kafasına koyduğunu yapacaktır. Bunun için cinsel cazibesinden de faydalanabilir duygu yönetiminden de. Onların elinde istediklerini almaya yetecek kadar çok araç vardır. Aslında kıskançlığı ve tutkusu dillere destan olsa da kıskançlığı ile ünlü diğer burçlara kıyasla bir o kadar da bunları yönetebilme gücü de vardır çünkü onlar kendilerine pek yalan söylemezler. Akrep tetikleyici durumlarda hangi evredeki Akrep oldugunu rahatlikla görebilir. 
 
Akrep su elementi burcudur fakat kabalada daha çok ateşle ilişkilendirilir. Yargı presibine tabi olarak, onlar öfkelerini merhamet prensibi ile yumuşatmalılardır. Su yönlerini ortaya çıkardıklarında daha yüksek bir bilince ulaşıp Phoenix olurlar. Yine kabalaya göre önceki yaşamları Boğa ile ilgilidir. Tikun olan yapabilmek yani yaşam amaçlarına ulaşabilmek için kuşku ve kaygıyı bırakmalılardır, böylece spiritüel ve zihinsel olarak alabilme kapasiteleri artacaktır. 
 
Bu ayın duyusu kokudur, koku insan ruhu, neşama ile direkt bağlantılı bir araçtır. İbranicede koku kelimesi רוח ruh kelimesi ile bağlantılıdır, ruhun hissedebildiği tek his kokudur, bu nedenle en kutsal duyu olarak koku alma duyusu kabul edilir. Bu ayda manevi çalışmalarımızda bolca güzel kokular kullanabiliriz. Aynı zamanda aya atfedilen kabile isminde de neşama, ruh kelimesi saklıdır.

Bu ayda bayram ve özel ritüel yoktur dolayısıyla bu ay mar, acı olarak adlandırılır. Bu nedenle bu ayda bilgeler bizden sessizliği yaşamamızı isterler zira Heşvan ayı sessiz, hareketsiz olmak kelimesiyle de ilgilidir. Bu ayda içsel dünyamızı, kendi toprağımızı sessizce keşfetmeyi, istenmeyen özelliklerimizi fark ederek törpülemeyi çevremizdeki Akrep baskın kişileri gözlemleyerek öğrenebiliriz. 11 Heşvan Rahel annemizin vefat yıldönümü ve İbrani kültürde anneler günüdür. Annelerimizle zaman geçirerek onlardan merhameti alabilir, yargıyı dengeleyebiliriz.