Kabalada Akedat Yitshak

Heşvan ayı Akrep burcu ile temsil edilir. Astrolojide Akrep burcunun evi olan sekizinci ev diger konularin yanısıra küllerinden doğma teması ile Phoenix yani Anka ile özdeşleştirilir. Heşvan aynı zamanda Nuh tufani olarak da bilinen büyük sel felaketinin olduğu aydır.


İbrani efsanelerine göre Phoenix ölümsüz olan tek hayvandır. Phoenix’in ölümsüz olmasına Noa (Hz.Nuh) aracı olmuştur. Noa’nın ona böyle büyük bir mükafat vermesinin sebebi gemideki diğer hayvanların beslenmek isterlerken Phoenix’in Noa’yı yormamak için yol boyunca bir şey yiyip içmek istemeden bir köşede yatmasıdır.

Phoenix, her 1000 yılda bir yeniden doğar ve bu yönüyle o. yıkımdan sonra dirilmenin yani hayatın ta kendisidir. Bu ay hepimizin iyi bildiği bir Phoenix olan Yitshak’tan (Hz. İshak) bahsetmek istiyorum.

Hepimiz Avram avinu (Hz.İbrahim) ve Yitshak arasında Morya Dağı’nda geçen babanın oğlu kurban etmek istemesi hikayesini iyi biliriz. Şüphesiz ki her ikisinin de hayatındaki en önemli olay budur ancak bu yalnızca Tora’nın Paşat yorumu ile elde edilen bir bilgidir. Halbuki Tora çalışması katman katmandır, ilk katmana Paşat denir, metnin ilk ve basit, kelimesi kelimesine anlamını ifade eder. Bir katman daha içe ilerlersek burada metnin ilk göze çarpan anlamından daha derin bir anlam bulduğumuz Remez katmanı bulunur. Remez, metnin alegorik anlamını inceler. Bir katman daha içeri gidersek. üçüncü katman açıklama ve yorum katmanı olan Drash’tır. Drash, karşılaştırmalı okumadır, kelimelerin başka nerelerde hangi anlamlarda kullanıldığını inceler.

Bir katman daha içeride Sod katmanı vardır. Sod en derin ve en zengin katmandır. Sod, sır demektir. Kabalada olduğu gibi metnin ezoterik ve mistik anlamını bulma tekniğidir. Bu katman metnin içindeki yaradılışa dair sırları içerir. Rabbiler metnin işte bu en derin sırlarını çözmek için uğraşırlar. Bu yorumlama tekniklerinin hepsine birden PaRDeS sistemi denir.


Akeda hikayesi de işte böyle çok katmanlı bir hikayedir. Hikayede anlatılan aslında salt bir kurban hikayesi değildir. Aslında eski metinler bu olay için hiçbir zaman kurban edilme ifadesini kullanmamışlar, bunun yerine akeda yani bağlanma kelimesini kullanmışlardır. Bu bakımdan burada Yitshak’ın temsil ettiği şey olan yargı ilkesi Avram’ın temsil ettiği merhamet ilkesi tarafından bağlanmıştır denir.


Yargı ilkesinin merhamet ilkesi tarafından bağlanması kendi hayatlarımızdaki yargılarımızın ve yargılayıcı davranışlarımızın farkına varmamızın ve onları merhametimizle yumuşatmaya çalışmamız gerekmesinin alegorik bir ifadesidir. Bağlanma bazı çevrelerde özellikle kurban edilmek istenme olarak geçer çünkü bir anlamda İsa’nın çarmıhta kendini kurban vermesine foreshadowing yapılmak istenir.


Peki bu climax noktasının devamında neler olur hiç düşündük mü? Her şey olup bittikten sonra, yüklendiği travma ile Yitshak nereye gitti? Babasını affedebildi mi? Tekrar onunla karşılaştı mı? Bu konuyu nasıl konuştular?


Bazı kaynaklar Yitshak’ın babasının yanından ona küs ayrıldığını ve bir daha görüşmediklerini ifade ederler. Halbuki Tora’da bunun aksini gösteren birçok pasuk vardır. Peki bu nasıl mümkün olabilmişti? Yitshak’ın travması hakkında Genesis Rabbah bize şu alegoriyi anlatır. Yitshak bağlı bir biçimde iken gökte ağlayan meleklerin gözyaşlarından birkaçı onun gözlerine düşer ve gözleri buğulanır. Yitshak hayatı boyunca gözlerinde bu buğuyu taşıyacak ve dünyayı bir daha asla gençliğinin masumiyetiyle göremeyecektir. Yaptığı her işe akedanın buğusu ile bakacak ve eylemlerini buna göre yapacaktır.

Akedadan sonra Yitshak’ı Rivka ile evliliğine dek Tora’da göremeyiz. Morya Dağı’na çıkışta Avram ve Yitshak’ın ismi birlikte iki defa vurgulanırken inişte ise yalnızca Avram’ın ismi Beerşeba’ya gitmesi üzerinden vurgulanır. Peki Yitshak’a ne olmuştur. Yitshak neden birden bire ortadan kaybolmuştur?

Yine Genesis Rabbah’a göre İbrani mitlerinde Yitshak akedanın gerçekleştiği o sonbahar ekinoksunda Noa’nın oğlu Şem ve torunu Ever’in bugünkü anlamda yeşivalarına öğrenim görmeye gider. Burada Rivka ile evlenmesine kadar kalır. İşte, onu travmasından kurtaran şey adığı eğitimler yani Tora’nin Sod’una ulaşmaktır. Bu sayede travmasını yönetebilmiştir.


Yitshak 40 yasında Rivka ile evlenir. Aslında akeda yaşandığında o, bir çocuk değil, 37 yasında genç bir adamdır. Buradan anlıyoruz ki Yitshak yeşivada 3 yıl geçirmiştir.


Yitshak, Rivka ile babası Avram tarafından evlendirilmiştir. Yitshak ve Rivka’nın 20 yıl çocuğu olmaz. Sonra Esau ve Yaakov isminde iki oğulları olur.


Yitshak’ın hayatındaki önemli yaşam ölüm döngülerinden biri de eşi Rivka’nın annesi Sara’nın olduğu gün doğmuş olmasıdır. Üstelik iki kadının arasında hal ve tavır bakımından oldukça benzerlikler vardı. Yine Rivka da onun travmasını atlatmasında yardımcı olmuştur. Bu anlamda da yine Yitshak’ın yaşam döngüsü ile olan kuvvetli bağını görmek mümkündür.


Sara vefat ettiğinde Yitshak onun çadırında kalmaya başlamıştır. Bu çadırın Avram’ın çadırına yakın olduğu düşünülür. Hem bu durum hem de babası tarafından evlendirilmesinden hareketle akeda sonrası baba oğul arasındaki ilişkinin iyi olduğu ve kaldığı yerden devam ettiği söylenebilir. Bu anlamda Yitshak’ın ciddi bir dönüşüm geçirdiği ve küllerinden doğduğu söylenebilir.


Bazı alegorik anlatılara göre Yitshak sunakta bıçak boğazına değer değmez ölmüştür ve daha sonra yeniden canlanmıştır. Bu anlatılarla Yitshak’ı Phoenix ile özdeşleştirmek hatalı olmayacaktır. Yitshak’ın 180 yasında iken vefat ettiği söylenir ve naaşı Makpelah (Atababalar) Mağarası’ndadır.


Yitshak gibi, bizlerin de en zor zamanlarımızdaki yol arkadaşımız yaratılışın sırlarını öğrenmektir. Bunun yolu da kabala öğrenmekten geçer.