Kabalada Suka ve Terazi

Hatırlamak eylemine Tora’da defalarca kez atıfta bulunulur. Tişri ayında hatırlamamız gereken şey bizlerin eylem aldığımız ancak her şeyin yaradanın arzu ve ihsan etmesi ile olduğudur çünkü o dilemese yaşamımız sıkıntılar içinde geçebilirdi zira Tora ve rabbinik literatür İyov gibi (Hz. Eyüp) sıkıntılı yaşamları ile bilinen önemli figürlerle doludur. İşte, basitçe geçici kulübeler olan sukalar da bize yaşamımızdaki konforun yaradanın ihsanı olduğunu hatırlatan birer araçtır. 

Tişri ayında yazın sıcak günleri geride kalmaya ve hava şartları değişmeye başlamıştır. Bu dönemde evler terk edilir ve çatısı bize mevsimin teması da olan “toprağa dönüşü hatırlatan çalı çırpı ve sazlarla kapatılan kulübelerde kalınır. Suka elbette Sukot bayramının simgesidir ve anlamı tanrıya güvenmektir çünkü başımızda bir çatı olmasa da, nerede ve hangi koşullarda olursak olalım o bizleri koruyacaktır. Ayrıca evlerimizi terk etmekle her şeyin ondan geldiğinin idrakını sağlarız. 

Sukot 7 gün sürer. Bu 7 gün Zeir Anpin denen Hesed, Gevura, Tiferet, Netzah, Hod ve Yesod sefiralarının Malkut yani Şekina ile birleşimini ifade eder. Bu 7 günde üst sefiraların etkisini üzerimizde hissederiz. 

Sukalarda ilk gece başımızın üzerinde dolunay parlamaktadır. Her gece atalardan uşpizin yani kutsal konuklar sukalara gelir. Bu ilk gün Hesed sefirası, merhamet ve yardımseverlik ile ilgilidir, bu nedenle ilk günün misafiri Avram’dır. Bu şekilde 7 sefiralar bir konuğa denk gelirler. İkinci günün sefirası Gevura’dır ve konuk Yitshak’tır. Üçüncü günün sefirası Tiferet tir ve konuk Yaakov’dur. Dördüncü günün sefirası Netzah’tır ve konuk Moşe’dir, beşinci günün sefirası Hod’dur ve konuk Arondur, altıncı günün sefirası Yesod’dur ve konuk Yosef tir, yedinci günün sefirası Malkut’tur ve konuk David’dir. Her bir konuk kendi mizacı ve öyküleri ile sefira niteliklerini bizlere aktarırlar ve bu nitelikleri ruhumuzda tezahür ettirerek büyük bir spiritüel ilerleme elde etmemizi sağlarlar. 

Terazi ve Tişri ayının sembolizmine gelince, aralarındaki ilişkiyi okumak aslında hiç de zor değildir çünkü Tişri’nin ilk günü Roş haşana’dır. Bu dönemde “herkes kralın önünde eşittir ve yıl boyunca yaptıklarının “tartılıp” isimlerinin iyiler ya da kötüler arasında anılmasını beklemektedirler. Diğer yandan suka dışarısı ve içerisi ile denge kurmaktır tıpkı içimiz ve dışımız, tıpkı Terazi’deki sen ve ben gibi. Ayrıca hem Terazi hem de sukalar kolektife açılmak anlamını taşırlar. Şimdi sembolizmde biraz daha detaya inelim ve sukalarla Teraziler arasındaki analojiyi daha yakından gözden geçirelim. 

Sukalar, Sukot bayramında yapılan geçici kulübelerdir, sukanın en az iki buçuk duvarı olmalıdır ve çatısı doğada kendiliğinden yetişen çalı çırpı, sazlıklar ve bitkiler ile örtülmeli ve gece yıldızları görebilecek kadar aralıklı olmalıdır. Sukalar her sene yeniden kurulurlar, her sene kullanılabilen betonarme bir suka kullanıma uygun değildir. 

Sukanın ebatları konusunda bir sınırlama yoktur. Bazı sukalar yüzlerce kişi için yapılabilirken bazıları da tek bir aile için yapılabilir. 

İnşa zamanı konusunda bir belirli dönem veya gün olmasa da bayramdan 15 gün önce veya Sukot’tan önceki sabah yapılamaz. Sukalar istenirse uygun bir tema ve renklerle dekore edilebilirler. 

Sukalara yerleşmenin nedenlerinden biri Tora’da yer almasıdır çünkü yahudiler Mısır’dan çıkışta çölde geçirdikleri zaman boyunca sukalarda kalmışlardı, bir diğer sebep de sukaların bizi konfor alanımızdan çıkararak her şeyin gelip geçici olduğunu, her şeyin yaradandan geldiğini ve toprağa dönüşü hatırlatmasıdır. Bu nedenle sukalar bir nevi konfor orucudur denebilir. 

Terazilere gelince… Onların zevki müzik, dans ve resim gibi soyut güzellikler üzerine şekillenmiş olsa da güzel görünmeyi ve giyinmeyi severler ve sofistike beğenilere sahiplerdir. Dağınıklığı düzensizliği sevmez ama aynı zamanda da bir seylerden kurtulmayı, giymediği giysilerini vermeyi de pek sevmezler. Bir ürün hoşlarına gitmişse aynı üründen renk renk de alabilirler bu nedenle dolapları ağzına kadar giysi dolu olabilir. Ancak sukada kaynaklar kısıtlıdır, elimizin altında en sevdiğimiz yemek takımı değil mütevazı eşyalar vardır. Orada her türlü konfordan uzakta ve her türlü hava koşuluna tabi olmayı kabul ettiğimizde en çok da yaradana güvenimiz bizimledir. Sukadaki koşullar rafine zevklerine yatırım yapmayı seven Terazileri maneviyata daha da yakınlaştırır. 

Teraziler örneğin bir partide herkesi kontrol eden, herkesin eğlendiğinden emin olmak isteyen insanlardır. Onlar oturma planını birbirinden hoşlanacağını düşündüğü insanları bir araya getirerek ve anlaşamayacağını düşündüklerini birbirinden uzakta tutarak oluşturur ve ortamı dengede tutarlar. Aslında onlar bu uyumu günlük yaşamlarında hergün sağlamaya çalışırlar. Dolayısıyla hem yöneticisinin aşk tanrıçası Venüs olmasına hem de adaletin sembolü terazi ile ifade edilmelerine şaşmamalıdır. Yine de bazen bu kontrolcülük onların gölge yanlarından biri olabilir. Bu açıdan, evimizin konforunu bırakarak yerleştigimiz sukalar Terazi’nin kon- trolü elden bırakmadığı konfor alanlarını ve kontrolcülüğünü terk edebilme gücünü bulma aracı olabilmektedirler. Terazi yaradanın ihsanını bizlere hatırlatan sukalar gibi örnekleri anlamalı ve kendi arzularını yaradanın arzularına yakınlaştırmalıdır. Böylece Terazi dengeyi, kendi içinde bulacağı parçaları kefelerine koyabilerek sağlayacaktır. 

Kendini iyi tanımış bir Terazi “Kendini evinde, güvende ve emin hissettiren nedir?” sorusuna en iyi cevabı verebilecek kişidir ve bizlere bu konuda en iyi rehberliği de onlar edebilir. 

Teraziler yaşamın getirdiği açılımları her yönüyle okuyabilirler ve sorulan soruları çok boyutlu cevapları ile yanıtlarlar. Bu da onların meşhur kararsızlık yönlerine sebep olabilir çünkü herkesi öyle iyi anlarlar ki haklı haksız ile, doğru yanlış ile karışıverebilir. Onlar bu yönleriyle de kendilerini ve çevrelerini epey yorarlar. Ancak sakin ve kendi halinde yapıları ile bu yorgunluğu İyi taşıyabilecek de bir yapıya sahiptirler. Ne var ki sukalarda doğaya daha yakınken hızlı ve doğru kararlar verilmelidir. Doğa kararsızlık kabul etmez, zorlu koşullarda inisiyatif ve müdahale ister. Teraziler yılın bu döneminde sukalarda hızlı düşünüp doğru karar verme, ellerini kirletme kabiliyetini geliştirebilirler. Diğer yandan yakın ilişkide olduğu insanları memnun edebilmek için kendine ve başkalarına dürüstlükten kaçınma eğilimlerini azaltabilirler. Aksi halde Terazi memnun etmeye odaklanıp bir de kararsızlığı ve inisiyatifi ele alamayışıyla hareket ederse bu onun özgüvenini zedeler. Sukalar Terazileri bu yönleriyle de hizmet ederler. 

Teraziler yaşamlarını biriyle paylaşmak isterler bu nedenle boşluklarını doldurmaya çalışırlar, eğer boşluklarını dolduracağı şeyleri kendilerinde bulamazlarsa bu parçaları karşıdan almak isteyebilirler. Öyle ki sert açılarda bu boşluğu doldurmak için öyle çabalarlar ki bazen bir enerji vampirine dönüşebilirler. Halbuki suka yokluğun ve alçakgönüllülüğün içinde kendi varlığını bulmaktır. Teraziler dilerse sukalarda birer kişilik odalarda zaman geçirerek kendilerini eğlendirmeyi seçerek dönüşebilirler. 

Konfor alanı dışında, bir Terazi’nin söyleyeceği, kendilerinin ve başkalarının duymak isteyeceği manipülatif olabilecek şeyler eğer sadece gerçeklerse çalışırlar. Bu noktada Terazilerin kendi onaylanma ihtiyacına yönelik nezaketi inceliksizliğe de dönüşebilir. Bir hava değişimi veya kaza ile aniden sukalarda zor durumlar yaşanabileceği gibi Terazi için de bu durum kolay olmayabilir fakat herkesten önce kendine dürüst olmayı seçen bir Terazi dönüşümünü kolayca tamamlar. 

Haritalarımızda Terazinin olduğu ev ve gezegen sukalarımızı kurmamız gereken yerdir. Kimimiz yalniz dört duvar ile kimimiz de ailesi ile evde hissetsek de ortak noktamız evim dediğimiz yerde daima denge arıyor olduğumuzdur. Bizler yakın çevremizle ilişkiyi Terazilerden öğreniriz. Elbette İkizler de yakın çevre ile ilgilidir arcak Terazi’nin memnuniyetsizliği uzun dönemli ilişkilerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle ben ve sen salınımını en iyi Terazi becermek zorundadır ve bizler de bunu en iyi onun deneyimlerinden öğreniriz. Umuyorum ki bu yazıda suka ve Terazi sembolizmi üzerinden farklı bir bakışla Terazilerimizi biraz daha iyi anlayabilmişizdir. 

Sukanın geçici olması ve en sağlam değil en geçici yapının ortaya çıkması önemli olsa da, gelişigüzel çalılarla örtülü bir çatı sert bir rüzgarla uçabileceği gibi eminlikle örülmüş bir çatı boşluklarından yıldızları izlemeye olanak verir ve kurala göre bu böyle de olmalıdır. Yedinci evin temsil ettiği yakın çevremizle olan ilişkilerimizde hangisini inşa edeceğimiz tamamen bizim elimizdedir. Sağlam bir çatı insan etmişsek, o yıldızlardan biri de bizizdir ve kendimizi diğerleri ile birlikte parlarken doyasıya izleyebiliriz! 

Astromaji ve Astromimari

Geçmiş yıllarda yaşadığımız pandemi dönemi bize en çok neyi öğretti ve neyi deneyimletti diye düşünürsek buna cevabımız “içeride ne varsa dışarıda o vardır” olur. Evlerimiz ve mekanlarımızla olan ilişkimizin yeniden tanımlandığı kapanma hali bizim yakın çevremize, yakın çevremizin de bize olan etkilerinin farkına varmamızı sağladı. Bu etkileşime bizlerin doğrudan veya uzmanlardan destek alarak dolaylı olarak katkı sağlamamız psikolojik bakımdan daha önemli hale geldi. 

Bizler aslında içsel ve dışsal dünyamızın ayrı olmadığını çok eski dönemlerden beri biliyoruz. Aslında yaşadığımız çevreyi nasıl görüp nasıl düzenlediğimiz psikolojik bir etkidir ve bizler dışarıdaki mekanı psikolojimizi yansıtacak şekilde tasarlarız Bu da aslında natal haritamızı dışsal çevreyi tasarlamak için bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde kullanmamız demektir. Elbette yalnızca natal harita değil, transitler, progres haritalar ve gezegen hatları da çevremizi nasıl görüp düzenlediğimize etki eder. 

Peki maji bu işin neresindedir? Maji, en basit biçimiyle bir takım malzemelerden oluşan girdilerle çeşitli zamansal dönemlerde olasılıklara etki etmek zannedilse de aslında bu tür bir uygulama alt ruh sınıflarına aittir. Beynin gelişimi ve kapasitesi sayesinde bugün hiçbir girdiye ihtiyaç duymadan bazı zihinsel metodlarla maji yapabilmek mümkündür. Üstelik bu tür bir maji büyüden çok farklıdır, büyü bireylerin çıkarını maji tüm insanlığın yararını göz önünde tutar. Bu noktada çevremizi bilinçli tasarlamanın da maji olduğunu söylemek mümkündür. Üstelik arzu edilen sonuca göre, gezegensel maji, Goetia veya teürji de de buna daha güçlü olanaklar sağlayabilir. Görüldüğü üzere mimari ve astromaji birbiri ile yakından ilişkilidir. 

Teknik bakımdan mimari ve astromaji nasıl bir araya gelir? Bu birleşim için local space tekniğini kullanacağız. Local space 1970’lerde Michael Erlewine’in bulduğu bir yöntem. Biz biliyoruz ki 70’ler bir özgürlük, kendini ifade etme ve dışavurum dönemiydi. Bu dönemdeki mimariye bir göz atacak olursak insanı ve kişiselleştirilmiş alanları daha çok merkeze alan bir eğilim görürüz. Yetmişler teknoloji, sürdürülebilirlik, yenilikçi malzeme kullanımı gibi kavramların tasarımlarla ve open space, renkler ve doğal malzemelerin de mimari ile buluştuğu bir dönemdi. Paralel olarak astroloji alanında da insanı merkeze alan bu teknikte basitçe doğum bilgilerimize göre gezegenlerin ve şehirlerin bulunduğu yönler baz alınır. Bizler doğum haritamızı kullanarak etrafımızdaki fiziksel dünya ile iletişim kurup iradi ya da gayri iradi biçimlerde onu düzenliyorsak, elbette local space haritalarla birlikte doğumsal enerjilerimizi de birlikte değerlendirebiliriz. 

Bu tekniğe birkaç örnek verip somutlaştırmak gerekirse Feng Shui’den farklıdır çünkü daha kişiseldir denebilir. Örnegin faturaların Neptün hattından uzak tutulup Satürn hattına konabileceği bir hol tasarlamak ya da kütüphaneyi Venüs hattına yerleştirmek sympathehtic maji ile hareket etmektir. 

Merdiveni Mars hattına, yatağı Uranüs hattına koymamak ya da mekanın nemi temsil eden bölümlerine Güneş ile ilgili bir obje yerleştirmek asympathetic majidir. 

Pratikte bu sistem nasıl çalışır? Local map estetik düşünceyi kapsamaz ancak astroloji bilen bir mimar veya mimari bilen bir astrolog size hem natal enerjilerin nasıl manipüle edileceğini öğreterek sizin için en anatomiye uygun, güvenli ve huzurlu mekanı yaratabilir hem de estetik ve teknik açıdan taleplerinize yanıt verebilecek bir bilgi birikimi ve araçlara sahip olduğundan hayalinizdeki yani içinizdeki mekanı dışarısı ile uyumlandırabilir. 

Bu tekniği yapıların tamamı, odalar, ofisler, çalışma ortamları, kamusal binalar için uygulamak mümkündür. Siz de hem kişiselleştirilmiş hem de göze ve ruha hitap eden mekanlarda yaşamak isterseniz bize ulaşarak hizmete nelerin dahil olduğu ve sürecin nasıl işlediği konusunda bilgi almak için görüşme talep edebilirsiniz.

Kabalistik Astrolojide Tişri Ayı

“YAŞAM KİTABINDAN SİLİNSİN ADLARI, 

DOĞRULARLA YAN YANA YAZILMASINLAR!” 

Elul ayı ile ilgili yazımda Roş haşana’nın aslında senenin bitişini değil, manevi ve spiritüel yeni yılın ve Tişri ayının başlangıcını ifade ettiğini belirtmiştim. Terazi burcunu temsil eden bu aya gelin birlikte daha yakından bakalım… 

İbrani kültürde 7 sayısı ve 7. gün kutsaldır, dolayısıyla Zodyakal yılbaşı olan Nisan’dan itibaren 7.ay olan (İbrani takvimde birden fazla yılbaşı vardır) Tişri ayı da kutsaldır. 

Tişri ayında iki harf bizi manevi olarak daha yüksek planlara ulaştırır, ilki Terazi burcunu oluşturan Lamed ve ikincisi de Venüs’ü oluşturan Pe harfi. İbranicede form bakımından en yüksek harf Lamed’dir ve bu onun yüksek bir plana bağlı olduğunu gösterir. Bu nedenle bu ay Elul ayında planladıklarımızı eyleme geçirmek açısından önemlidir. Özellikle herkesi anlayabildiği için kimlik erimesi yaşayabilen Teraziler için bu ayın enerjisi ile eyleme geçmek oldukça önemlidir. Öyle ki Lamed ve Pe birlikte yaradanın ismini ve onun dengede olma özelliğini oluşturan iki harftir ve bu bilgiyi şu iki yolla elde edebiliriz: 

1. Tarot destesinde 0 ile temsil edilen Joker kartını sayı sekansı dışında tutarsak Terazi burcunu temsil eden Adalet kartı sağında 10 solunda 10 kart kalacak şekilde tam ortada olur ve sayı doğrusundaki sıfır noktası gibi bir dengeyi ifade eder. Bu sıfır noktasını, 0 yani Joker ile birleştirirsek sırasıyla bu kartlara denk gelen Alef ve Lamed harflerini yanyana yazarak “El” tanrı kelimesini elde ederiz. Eğer El kelimesini tersinden yazarsak “Lo” değil kelimesini elde ederiz. Yani eğer davranışlarımız yaradanın davranışlarına benzeneliyse onun gibi dengede olmalıyız, aksi halde tüm davranışlarımız ve arzularımız “değil”lenecektir. Şu halde Adalet kartının dişil partneri Joker’ dir. 

2. İkinci bir ispat yolu gematriadan gelir. Lamed kelimesi Lamed, Mem, Dalet ile yazılır bu üç harfin gematriaları toplamı 74’tür. Alef, 1 Vav ve 2 Yud harfinden oluşur ve bu harflerle birlikte toplam gematriası 26 olur. Alef-Lamed harfinde 1 Yud eksiktir, buradan 26-10=16 değerine ulaşırız. Bulduğumuz Alef ve Lamed değerleri olan 74 ve 16’nin toplamı 90’a ulaşır. 90 aynı zamanda Meleh yani Kral kelimesinin gematriasıdır. Buradan da yaradanın ismine ulaşmaktayız. 

Yaradanın niyet ve davranışlarını anlamak için ayların konseptini iyi anlamak gerekir. Tişri her aydan daha çok denge ve adalet mekanizması ile ilgilidir çünkü Lamed yaradana dönüş ile ilgilidir o halde yaptıklarımızın bize dönüşü yani karma ile de ilgilidir ama aynı zamanda yaradana dönebildiğimiz sürece de teşuva ve kurtuluş da demektir. Bunu daha iyi anlayabilmek için bu ayda yer alan 4 kutlama ile Tişri’nin dinamiklerini yakından inceleyelim. 

1. Roş haşana: Tişri ayının başını ve manevi yeni yılı işaretler. Adam’ın ve insan ırkının yaratım ayıdır yani insanın doğum günüdür. (bkz. Elul yazısı). Aynı zamanda Adam yaratıldığı gün ilk suçunu işlediğinden hesap günüdür. Bu gün yılların yılbaşısıdır ve molad ile başlar. 

2. Yom Kippur: Yaradanın altın buzağı hatasını affettiği ve Moşe’nin ikinci kez elinde tabletler ile Sinai’dan döndüğü gündür. Günahların temizlenmesidir. Büyüyen ay döneminde Tişri 10’da kutlanır. 

3. Sukot: Suka denen baraka veya çadırlarda konaklanılan ve bu sayede yaradanın Mısır’dan çıkışta verdiği kolaylık ve korumaların anıldığı kutlamadır. Dolunay döneminde kutlanır. 

4. Şemini Atzeret: Roş haşana’dan beri yapılan tüm iyi özellikler toplanır ve ayrıca tüm yıl boyunca Tora’nın okunması ve anlaşılması çalışmalarının sonuna gelinmesidir ve bu çalışmalara başlama ve bitiş iç içe olduğu için okuma çalışmalarının yeniden başlayacak olması sevinçle kutlanır. Buna Simha Tora ismi verilir. 

Terazilerin kendi sistemsel yerini anlaması için şimdi ise sembolizme değinelim. Bir kimse Roş haŞana’da yargılanır ve akıbeti Yom Kippur’da mühürlenir. 4 şey kişinin kaderini belirler, vermede doğruluk (hayır), dua, isim değiştirme ve davranışta değişim. Böylece bir kişinin kötü akıbetten 10 günlük kaçınma şansı olur. Talmud, Yaşam Kitabı metaforu ile bu dönemde kitapların açılacağını söyler. Bu konuda 3 kısım insandan bahsedilir. İyilerin adı Yaşam Kitabı’na yazılır ve kötülerinki de Ölüm Kitabı’na ve öyle ki bu sonsuz ölüm demektir. Arada kalmış sınıf ise bu 10 günlük süreyi değerlendirecekler ve akıbetleri buna göre belirlenecektir. Terazilerin içsel durumlarını daha iyi anlamaları adına şimdi onların doğasına yakından bakalım. 

Terazi karmadır. Venüs Terazi’yi yönetir, aslında Venüs göze o kadar hoş görünür ki iyi ve kötü arasındaki ayrım geçirgenleşebilir. Teraziler için Venüs herkesi anlama, herkesin penceresinden bakabilme demektir bu da onları kararsızlık ve belirsizliğe sürükleyebilir, özellikle de birbirine yakın seçenekler söz konusuysa. Terazilerden beklenen herkesi anlayabildiği halde haklı ile haksızı, İyi İle kötüyü, doğru ile yanlışı kabul görme çabası gütmeden ayırabilmesidir. Onlar tanrıça Maat gibi kendi tüylerini kendi başlarında taşımalılar. Özellikle de kendileri için çünkü Venüs’ün ışığı onların kendi değerlerini görmemelerine ve ilişkiler içinde kendilik bilgilerinin yitmesine neden olabilir. Teraziler ikilemlerini rasyonalize etmemelilerdir, eğer bunu yaparlarsa gereken durunda sorumluluk alamayacaklardır. Rasyonalize edilen gölgeler kabul görmeme ihtimali ile karşı karşıyadır. Terazi, kendi aklına güvenmeli ama yaradan gibi dengede bulumalıdır. 

Terazi, kulakları denge, böbrekleri ise duygular üzerinden temsil eder. O duygularla kutuplar arasında gidip gelebilse de dengeyi ve seçim yaparken hata yapabilme özgürlüğüne sahip oldugunu da unutmamalıdır ancak Satürn’ün Terazide yücelme sebebi karmanın sonuçlarının zamana bağlı olmasıdır ve bile bile hatadan da en çok onlar kaçınmalılar. Kabalistik bir görüşe göre Terazilerin bir önceki yaşamı Koç temalıdır ve onları başına buyruk kararları ile zorluğa sürüklemiş olabilir ve hayallerini materyalize edemedikleri için öfke sorunları yaşayabilirler. Bu sebeple öfkelerinden arınmaları için kendi başarılarını õnemsedikleri kadar aidiyet duydukları grupların başarısını da önemsemelilerdir. Böylece tikkun olam, onarım onlar için kolaylaşır. Terazi tikkunu en zorlardan biridir çünkü o hem “ben”ini bırakacak hem de başkasının benliğinde kaybolmayacaktır. Bu nedenle teraziler özellikle partnerlerine dikkat etmeli hedefe değil yola odaklanmalılardır.