Astromaji ve Astromimari

Geçmiş yıllarda yaşadığımız pandemi dönemi bize en çok neyi öğretti ve neyi deneyimletti diye düşünürsek buna cevabımız “içeride ne varsa dışarıda o vardır” olur. Evlerimiz ve mekanlarımızla olan ilişkimizin yeniden tanımlandığı kapanma hali bizim yakın çevremize, yakın çevremizin de bize olan etkilerinin farkına varmamızı sağladı. Bu etkileşime bizlerin doğrudan veya uzmanlardan destek alarak dolaylı olarak katkı sağlamamız psikolojik bakımdan daha önemli hale geldi. 

Bizler aslında içsel ve dışsal dünyamızın ayrı olmadığını çok eski dönemlerden beri biliyoruz. Aslında yaşadığımız çevreyi nasıl görüp nasıl düzenlediğimiz psikolojik bir etkidir ve bizler dışarıdaki mekanı psikolojimizi yansıtacak şekilde tasarlarız Bu da aslında natal haritamızı dışsal çevreyi tasarlamak için bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde kullanmamız demektir. Elbette yalnızca natal harita değil, transitler, progres haritalar ve gezegen hatları da çevremizi nasıl görüp düzenlediğimize etki eder. 

Peki maji bu işin neresindedir? Maji, en basit biçimiyle bir takım malzemelerden oluşan girdilerle çeşitli zamansal dönemlerde olasılıklara etki etmek zannedilse de aslında bu tür bir uygulama alt ruh sınıflarına aittir. Beynin gelişimi ve kapasitesi sayesinde bugün hiçbir girdiye ihtiyaç duymadan bazı zihinsel metodlarla maji yapabilmek mümkündür. Üstelik bu tür bir maji büyüden çok farklıdır, büyü bireylerin çıkarını maji tüm insanlığın yararını göz önünde tutar. Bu noktada çevremizi bilinçli tasarlamanın da maji olduğunu söylemek mümkündür. Üstelik arzu edilen sonuca göre, gezegensel maji, Goetia veya teürji de de buna daha güçlü olanaklar sağlayabilir. Görüldüğü üzere mimari ve astromaji birbiri ile yakından ilişkilidir. 

Teknik bakımdan mimari ve astromaji nasıl bir araya gelir? Bu birleşim için local space tekniğini kullanacağız. Local space 1970’lerde Michael Erlewine’in bulduğu bir yöntem. Biz biliyoruz ki 70’ler bir özgürlük, kendini ifade etme ve dışavurum dönemiydi. Bu dönemdeki mimariye bir göz atacak olursak insanı ve kişiselleştirilmiş alanları daha çok merkeze alan bir eğilim görürüz. Yetmişler teknoloji, sürdürülebilirlik, yenilikçi malzeme kullanımı gibi kavramların tasarımlarla ve open space, renkler ve doğal malzemelerin de mimari ile buluştuğu bir dönemdi. Paralel olarak astroloji alanında da insanı merkeze alan bu teknikte basitçe doğum bilgilerimize göre gezegenlerin ve şehirlerin bulunduğu yönler baz alınır. Bizler doğum haritamızı kullanarak etrafımızdaki fiziksel dünya ile iletişim kurup iradi ya da gayri iradi biçimlerde onu düzenliyorsak, elbette local space haritalarla birlikte doğumsal enerjilerimizi de birlikte değerlendirebiliriz. 

Bu tekniğe birkaç örnek verip somutlaştırmak gerekirse Feng Shui’den farklıdır çünkü daha kişiseldir denebilir. Örnegin faturaların Neptün hattından uzak tutulup Satürn hattına konabileceği bir hol tasarlamak ya da kütüphaneyi Venüs hattına yerleştirmek sympathehtic maji ile hareket etmektir. 

Merdiveni Mars hattına, yatağı Uranüs hattına koymamak ya da mekanın nemi temsil eden bölümlerine Güneş ile ilgili bir obje yerleştirmek asympathetic majidir. 

Pratikte bu sistem nasıl çalışır? Local map estetik düşünceyi kapsamaz ancak astroloji bilen bir mimar veya mimari bilen bir astrolog size hem natal enerjilerin nasıl manipüle edileceğini öğreterek sizin için en anatomiye uygun, güvenli ve huzurlu mekanı yaratabilir hem de estetik ve teknik açıdan taleplerinize yanıt verebilecek bir bilgi birikimi ve araçlara sahip olduğundan hayalinizdeki yani içinizdeki mekanı dışarısı ile uyumlandırabilir. 

Bu tekniği yapıların tamamı, odalar, ofisler, çalışma ortamları, kamusal binalar için uygulamak mümkündür. Siz de hem kişiselleştirilmiş hem de göze ve ruha hitap eden mekanlarda yaşamak isterseniz bize ulaşarak hizmete nelerin dahil olduğu ve sürecin nasıl işlediği konusunda bilgi almak için görüşme talep edebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir