Kabalada spiritüel gelişimin dört evresi vardır:
- Almak için almak, י harfine tekabül eder
- Almak için vermek, ה harfine tekabül eder
- Vermek için vermek, ו harfine tekabül eder
- Vermek için almak, ה harfine tekabül eder
Bu dört aşamanın her biri zodyakal planda sırasıyla Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak burçlarına tekabül eder.
- Almak için almak
Alma arzusu doğamızın son derece mutlak bir parçasıdır. Alma arzumuz her işin başıdır. Bizler özellikle maksatlı olarak içimizde alma arzusu olacak şekilde yaratıldık ve gmar tikuna yani düzeltmenin sonuna ulaşarak ruhunun tekrar bedenlenmesini istemeyen insanlar olarak bizler bu arzumuzu en mükemmel biçimine dönüştürme görevi ile donatıldık. Spiritüel gelişimin yanı almanın bu ilk evresinde sadece kendimizi düşünür ve kendi kişisel arzularımızı tatmin etmenin peşine düşeriz. Bu durum bize zodyakal çemberdeki ilk burç olan Koç bilincini anlatmaktadır.
Koç burcunda kendine odaklılık ve benmerkezcilik vardır çünkü o henüz çok tecrübesizdir. Tıpkı bir yenidoğan gibi algısı kendi bedeni ve kendi bedensel ihtiyaçları ile ilgilidir ve yavaş yavaş bedeninin ve dünyasal yaşamın farkına varmaktadır. Bu nedenle Koç “ben” bilincidir.
Koç bilincindeki bir insan stabil olmayan bir enerji taşır çünkü bu ilk dönem, bedenin kendi başına var olmayı öğrenmesi gereken bir dönemdir dolayısıyla bireysellik taşır ve bir yaşama tutunma durumu söz konusudur, yani Koç yaşamak için mücadele vermektedir ve hayatta kalmak için her yol mübahtır İşte Mars enerjisi de tam olarak budur. Mars, hayata tutunmak için bir nevi savaşma enerjisini içerir, dolayısıyla o yaşam gücü ve yaşam enerjisidir denebilir. Yaşam enerjisinin temelinde de alma arzusu bulunur. Kendisi icin alma arzusu empati kurma ya da başkalarıyla anlaşmanın önünde bir engel olmamalıdır.
- Almak için vermek
Spiritüel gelişimin bu safhası yalnız kendini sevmekle diğerlerini sevmek arasındaki geçiş evresidir. Bu evrede kişi spiritüel alemin fakındadır ve başkalarına verebilmektedir fakat bu vermenin ardındaki motivasyon diğerlerini koşulsuz sevebiliyor olmak değildir henüz. Vermenin ardındaki düşünce karşılığında bir şeyler alabilme düşüncesidir. Bu evrede vermek almak içindir. Bu durum bize Yengeç bilincini anlatmaktadır.
Yengeç dönemi bir bebek için ailenin farkına varıldığı, güvenliğin, korumanın duygusal olarak deneyimlendiği dönem olarak düşünülebilir. Dolayısıyla bebek tanıma ve taklit yoluyla ailesine karşı bir bakış açısı oluşturma aşamasındadır diyebiliriz ve ilgi görmek, istediğini alabilmek için ailenin duygusal yapısını taklit etmeye başlayacaktır.
Yengeç alıngandır, ilgi bekler ve sevildiğini ve değerini görmek ister. Zaten kendisi de şefkatli, naif, merhametlidir ve bu nedenle kendisine de böyle davranılmasını ister. Yengeç besleyici ve anaçtır. Bazen duygu sömürüsü yaparak bazen de vererek istediklerini elde edebilir. Bu kişinin bu yaşamda bağımsız olmayı öğrenmesi gerekir. Aşırı korumacılığından kaynaklı karşısındakine daima vererek onu kendisine bağımlı hale getirebilir.
Bir haritada Yengeç’in girdiği yerlerde kişilere özgüven aşılamak lazımdır. Yengeçlerin bağımlılık, kendilerine acıma ve aşırı sevgi isteklerinden sıyrılması gereklidir ki verirken bir alma amacı gütmesinler.
- Vermek için vermek
Bu safha sadece vermek niyetiyle vermeyi ifade eder. Vermenin ardında saf sevgi vardır. Vermenin ardında ne bu dünyada ne “olam ha ba”da bir şeyler elde etme motivasyonu yoktur. Bilgeler bu seviyeye tıkun yanı onarım seviyesi derler. Buna rağmen bu son safha değildir çünkü bizler yaradanın neşe ve memnuniyet dolu tüm hediyelerini almak için yaratıldık. Yine de bu aşama tanrının iyiliğini en yüksek mertebeden deneyimlediğimiz son aşama için gereklidir. Bu üçüncü safha Terazi safhasıdır.
İkili ilişkiler, partner, eş, ortaklıklar ve bize ayna olan kişiler yakın ilişki kapsamına girer. Paylaşım yaptığımız ve bire bir ilişki içinde olduğumuz her durum Terazi evresi tarafından sembolize edilir.
Kişi yavaş yavaş 7.evle birlikte hayatın gerçekleriyle karşılaşmaya başlar çünkü karşısında kendisine denk bir pozisyon bulunmakta ve artık eleştirileri buradan almaktadır, kişi çoktan ailesinin sevilen biricik çocuğu olma durumundan uzaklaşmıştır. Terazi bazı yüzleşmeler ve kaybetme korkusu yaşar. Bu yüzden karşı tarafı elde edebilmek için Koç benliği ile yani kendi olmakla, partnerin istediği gibi olma arasında gelgitler yaşar. Terazi’nin en büyük denge sarsılmaları kaba tabirle buralardan başlar. Kişi ilk defa kendi yansımasını seyretmeye başlar. Ağırlıklı olarak bu evre kişinin kendisinde eksik olana yöneldiği evredir. Bazen Terazi enerjisi, “ben” demeyi bırakıp karşıya odaklanabilir ve ardını düşünmeden verdikçe verebilir. Terazi kendi özvarlığını ortaya koymalıdır. Aksi halde benliği karşı tarafın benliğinde eriyebilir. Terazi’nin hayattan ve insanlardan beklentilerini gerçekçi bir seviyeye çekmesi gereklidir.
- Vermek için almak
Bir ikincil düşünce gütmeden, sadece verme niyetiyle vermeyi öğrenmek vermek için almayı öğenmenin önkoşuludur. Bu safhada iki şey gerçekleşir; yaradanın iyiliğinin verdiği tatmini hissederiz ve yaradanın verdiklerini kendi alma arzumuzu beslemek için değil yaradanın bizlere verme arzusunu yerine getirebilmesi için kabul ederiz. Yani yaradanı mutlu etmek için. Bu aşamada alma arzumuz yaradanın ihsan etme arzusu ile hizalanır ve yaradanın sonsuz ihsan etme arzusundan faydalanırız ki zaten bu da matarat habriya, yaratılma amacımızdır. Bu oğlak bilincine tekabül eder.
Oglak evresinde kişi yasam amacını anlamıştır ve ne için reenkarne olduysa onu gerçekleştirmeye çalışır. Tabi ki bu efor Satürnyen bir efordur yani Oğlak, tırnaklarıyla kazıyan bir yapıdır. Oğlak evresine ulaşmış kişi belli bir yasa gelmiş, olgunluğa ulaşmış deneyimli bir insanı temsil eder. Oğlak’ta kendi çıkarına ve yalnızca kendi güvenliği için çalışma hırsı bitmiştir. Bu yüzden Oğlak, çok emek verir ve maddeyi en iyi şekilde, en tepede kullanmanın peşindedir. Oğlak sistemdir, sistemin omurgasıdır, sistemden nasıl fayda sağlanacağını bilendir. Statü arzusu ve organizasyon yeteneği çoktur. Hedeflerine ağır ve sağlam adımlarla yönelir ve bunun için de elinden gelen her şeyi yaparlar. Oğlak için maddi güvence önemlidir ve dişiyle tırnağıyla zaman içerisinde istediği pozisyona gelir. Oğlak yaradanın verdiklerini onun mutlu etmek icin almayı en iyi bilen burçtur.
Son aşamaya gelip gelmediğimizi nasıl anlarız? Eğer bir Oğlak gibi emeklerimizin karşılığını başkaları için değil yaradanın mutluluğu için istiyorsak bu son aşamaya gelmişizdir.