Kabalistik Sembolizmde “Ari”

Av ayının sembolü bildiğimiz gibi aslandır. Bu ayki sembolizm yazımda yavan bir aslan sembolizminden bahsetmek istemedim. Elbette bu sembolizmin her zaman ilgi çeken katmanları vardır, yeni şeyler söylemek mümkündür ama bugün hala yaşamımızı derinden etkileyen bir “aslandan” bahsedeceğim; Yitshak Luria.

Yitshak Luria, judaik mistisizmin en önemli ve merkez isimlerinden biridir. Lakabı olan Ari, genel kabule göre formunu İbranice “Elohi Rav Yitshak” kelimelerinin akroniminden alır ve aslan anlamına gelir. Peki Ari’nin önemi nereden gelir? Bunun için tarihte kısa bir yolculuk yapmak gereklidir ama önce kabalanın ne olduğunu “açıklamak” isterim. Kabalistler kabalayı tarif etmek için direkt olarak kabala sözcüğünü pek kullanmamışlardır, çoğu zaman onu anlatmak için nistar (gizli) veya sod (sır) gibi kelimeler kullanırlar. Anlam bakımından kabala aslında kısaca teorik temelin ezoterik yorumudur ve fiziksel planın spiritüel alem ile ilişkisini inceler.

Örneğin yaratıldığımıza teorik bilgi ile inanırız ama yaratımı ezoterik bilgi ile anlarız. Ari, neden burada olduğumuz, ne şekilde yaratıldığımız, nereden gelip nereye gitmekte olduğumuz gibi ezoterik konuları bizlere sistematik bir şekilde açıklayan önemli bir isimdir.

Meditatif, pratik, teorik kabala gibi birkaç türlü kabala hatta birkaç türlü de sınıflandırma vardır. Kişisel görüşüme göre bir kabalist için hepsi araçtır ve eğer kişinin hedefi kendinin daha yüksek bir versiyonuna ulaşmak, daha yüksek planların bilgisini edinmek ve maneviyatını yaşamak ise kabalanın şu ya da bu kişi için ne olduğu konusu kişinin kendisi için çok da önemli değildir. Yalnızca kabalaya ne dışarıdan zayıflatıcı bilgiler eklenmeli ne de içeride olan dışlanmalıdır.

Tarihsel bilgilere göre Ari’nin dikkatleri Safad’da çektiğini görürüz. Safad onun döneminde ve hala önemli bir kabala merkezidir. Şöyle ki 1492’de Elhamra Kararnamesi ile Yine de bu kısa sürede sürgün edilen Yahudiler yaşadıklarının neden başlarına geldiğini, mistik ve kozmik doktrinleri Ari’nin konseptleri ile daha iyi anladılar. Böylece hem yaşadıkları sürgün ve sıkıntıların hem de görevlerinin anlamını daha iyi anlayabilmiş oldular.

Luria farklı kabala akımlarını bir araya getirip sistematik bir hale sokarak onları tek bir düşünce sistemi haline getirdi. Bugün biz buna Lurianik veya Luriyen kabala diyoruz. Ein sof, şevirat ha-kelim, tzimtzum, tikkun olam, hayat ağacındaki alt ve üst alemler, sefiralar ve sütünlar gibi konseptleri anlayabilmemiz onun sayesinde daha kolay gerçekleşmiştir.

38 yaşında vefat etmesine rağmen, bizlere ezoterik bilgileri anlayabilmemiz için insan idrakına uygun, tekrarı ve benzeri olmayan bir yol haritasını miras olarak bırakan bu güzel ruhlu aslanı saygıyla ve sevgiyle anıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir