Kabalistik Sembolizmde Purim

Hikayemiz İran’da Kral Ahaşveroş (Xerxes) hükümdarlığında (M.Ö. 486-465) Şuşan şehrinde geçmektedir. Şuşan kralın kışlık başkenti idi ve aynı zamanda doğunun da başkenti idi. Kral ve önde gelenler duvarlarla çevrili tepelik bir arazide oturur halk ise şehrin daha alçak bölümlerinde, tepenin eteklerinde yaşarlardı. Hem önde gelenlerin hem de halkın içinde Nebukadnezzar zamanında Yeruşalayim’den sürülen yahudiler de vardı. Bu yahudilerden biri surların içinde yaşayan önde gelenlerden biri olan Mordehay idi. Onun da ailesi yıllar önce Yeruşalayim’den sürülen ailelerdendi. Mordehay’ın burada denetçilik, katiplik ya da çevirmenlik yaptığı düşünülmektedir.


Ahaşveroş dönemi Yahudiler için tehlike çanlarının çaldığı bir dönemdi. Kral Ahaşveroş üzerinde yahudi halkını baskılaması gerektiği aksi halde prestijini yitirip Yahudilerden vergi ve ödeme alamayacağı, koyduğu kurallara uyulmayacağı görüşüne dayalı bir baskı vardı. Üstelik Yahudilerin Yeruşalayim’e dönüp tapınağı yeniden inşa ederek güçlenmeleri istenmiyordu. Halbuki tam tersi geçerliydi. Yahudiler çoktan sürgün yerlerine adapte olmuşlardı ve vergilerini ödüyorlardı. Hem kralın kurallarına hem kendi dini kurallarına uyuyorlardı. Zaten ikisi arasında çatışma da yoktu. Yine de kral ödemelerin azlığından korkarak yahudilerin tapınağı inşa etmemesi yönünde kanun koymuştu. İşte Mordehay ve kuzeni Ester burada devreye girerler.


Kral Ahaşveroş’un ilk karısı Vaşti saygısızlık yaptığı için kraliçelikten men edilmişti ve o yeniden evlenmek istiyordu ancak tanıdığı hiçbir kadını kendine uygun bulmuyordu. Kral adamlarına bir kraliçe namzeti bulmaları yönünde emir verdi, her kış Şuşan’a geldiğinde çeşitli kadınlarla tanışıyor ancak bir türlü istediği kişiyi bulamıyordu.


Günlerden birgün kralın adamları Ester’i kralla tanışması için seçtiler. Bundan evvel Mordehay bir rüya görmüştü. Ester’e anlattı. Rüyasında küçücük bir su akıntısı kocaman bir nehir oluyordu. Bunu Ester’in kraliçe olabileceğine yoran Mordehay, Ester’e yahudilerin zor zamanlardan geçtiğini söyledi hiç kimseye yahudi olduğunu söylememesi gerektiğini tembihledi. Kral Grekler üzerine yaptığı bir sefer dönüşünde Ester’i gördü ve ilk görüşte aşık oldu. Ester ve Ahaşveroş muhteşem bir törenle evlendiler.


Kral Ester’e birçok hediye sunuyordu ancak Ester kendi hayatını ve birlikte yaşadığı insanları özlüyordu. Saray hayatında yahudi geleneklerini takip ediyor, eşraf ve hizmetlileri de onunla birlikte gelenekleri neden ve nasıl olduğunu bilmeden uuguluyorlardı. Bu sırada Ester dilediği zaman yazı işlerini bahane ederek Mordehay’ı görebiliyordu.


Kralın Haman isminde bir veziri vardı. O geçerken tüm halkın yerlere eğilmesinden çok hoşnut olurdu. Bir gün Haman’ın oğulları ona herkesin yere eğilirken katıp Mordehay’ın dimdik durduğunu söylediler. Haman Mordehay’ı öldürmeye karar verdi. Üstelik yalnızca onu değil Şuşan’daki tüm yahudi halkını katletmek istiyordu. Haman derhal bir kahine koştu. Planını uygulamak için gereken doğru zamanı sordu. Kahin zarları attı ve zarlar Adar ayının 13’ünü gösterdi. Adar ayının gelmesine daha 11 ay vardı. Yapılacak şey kralın onayını almaktı. Haman kralı dolambaçlı cevaplarla kandırarak istediğini aldı ve kanun tüm Şuşan’da duyuldu. Yahudiler ağlıyor, yas tutuyorlardı. Sonunda sesleri kraliçe Ester’e kadar gitti.


Mordehay kralı zehirlenmekten kurtarmıştı ve kral tarihi belgeleri karıştırırken bunu öğrendi. Kral hemen Haman’ı çağırttı ve ona sordu. “Onurlandırılmak istenen birine nasıl davranmalı?”. Haman bahsedilen kişinin kendisi olduğunu düşündü ve “Kral giysilerini ona vermelidir, başında taçla kralın atının üzerinde oturmalıdır ve bir soylu ona bütün caddeleri bu şekilde gezdirmelidir” dedi. “Öyle olsun.” dedi kral “Onurlandırmak istediğim kişi Mordehay’dır ve atın ipini çekecek soylu da sensin.”. Ester artık krala gerçek kimliğini açıklayabilirdi. Ester kralla konuşmaya karar verdi. Yasak olmasına rağmen çağrılmadan kralın huzuruna çıktı ve ona her şeyi anlattı. Mordehay’ın Ester’in kuzeni olduğunu duyan Ahaşveroş bu işe çok memnun oldu. Haman’la tekrar konuşan kral hiçbir zaman yahudiler için ölüm emri vermediğini söyledi. Bunun üzerine Mordehay’ı veziri olarak tayin etti.

İşte tüm bu olaylar Adar ayında Purim olarak kutlanır. Bugün Purim her yaştan insanın neşeli kılıklara girerek kutladığı neşeli minör bir bayramdır.

Kabalistik Astrolojide Adar Ayı

Adar ayı İbrani takvimdeki on ikinci ve sonuncu aydır ve Balık burcu ile temsil edilir. Kabalistik astrolojiye göre Balık burcu son burç olması nedeniyle tüm zodyağı yani tüm ayların enerjisini içinde barındırır. Dolayısıyla bu ayda tüm yılın enerjisi kontrol edilebilir. Adar, güç demektir ve bu ay insanlığa iyi şans ve mutluluk getirir bu nedenle Purim’i de içinde barındıran Adar bir mutluluk ve kutlama ayıdır.

Adar kabalistik takvime göre kış aylarının sonuncusudur ve kış ayları tetragrammatondaki ikinci Hey harfi ile yani toprak ile temsil edilirler. Toprak daha aç bir enerji biçimidir ve kış ayları güç, bilgelik, para vs. gibi daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Klasik astrolojiye göre ikinci katmanda su elementi bulunur. Su elementi bu aya paylaşımcılık, sevgi, cömertlik, hassasiyet gibi özellikleri yükler. Diğer yandan toprağın doygun olmayan enerjisi Bazı Balıklara düşük yaşam enerjisi, eksik hissetme, kurban bilinci, muhtaçlık gibi durumları getirebilir. Bunu tedavi etmenin bir yolu Adar’ın getirdiği mutluluk ve kutlamalara izin vermek, kendimizi mutlu olacağımız şekilde yetiştirmektir. Balık’ın bir gölgesi de madde bağımlılığı, alkolizm, kumar, yeme, cinsellik gibi bağımlılıklardır. Balık, eksik hissettiği yaşam enerjisini doğru kaynaklardan tamamlamayı öğrenmelidir.

Bu ay suyun ve Jüpiter’in iyicil yönleri ile donatılmıştır. Bu ayın harfleri Balık burcunu yöneten Kuf ve Jüpiter’i yöneten Gimel harfleridir. Gimel Balık burcunun alemet-i farikası olan paylaşmaktır. Kuf İbrani alfabede yazı çizgisinin altına taşan tek harftir bu nedenle Kuf ise derinlere dalmaktır. Tıpkı bir balık gibi. Kuf aynı zamanda gücü karanlık tarafa vermektir. Peki bunu niçin yapmalıyız? Eğer biz başkalarının karanlıklarını hissedebilirsek onların ihtiyacı olan şeyi tanıyabilir ve verebiliriz. Balıklarda doğal olarak bulunan bu yetenek bu ayda tüm insanlığa verilir.

Balık su burcudur. Balık burcunun biri su elementinden biri Jüpiter’den olmak üzere iki ilahi koruması vardır. Kabalaya göre tikunlarında, yani onarımlarında sona yaklaşmış ruhlar Balık burcu olarak doğarlar. Bu hediyelerinden dolayı Balık Zodyak’ın en alçakgönüllü ve en boyun eğen burcudur.

Balıklar hassastırlar, etraflarında kendilerini çevreleyen olayları algılama kapasiteleri yüksektir. Diğerlerinin acılarını kendi üzerlerine çekmek isterler ve başkalarının acılarını kendilerininmiş gibi yaşarlar. Zodyak’ın son burcu olarak Balık Malhut sefirasını yani tezahürü temsil eder bu nedenle Balık kendini diğerlerinden sorumlu hisseder. Bu nedenle insanlar Balıklardan huzur ve sevgi bulacaklarını bildiklerinden sırlarını onlara kolayca açabilirler. Yalnız, Balıklar fazla şefkat ile gerçekleri örtmemeli kişilere hatalarını da söyleyerek onların tikunlarına katkıda bulunmalıdırlar.

Balıkların gölge yönlerinden biri fazla teslimiyette olmalarıdır bu da alma arzusunun problemli olmasına yol açar. Balıklar oldukları konumdan ve sahip olduklarından genellikle memnundur. Onlar, her şeyin gelip geçici olduğuna inanırlar ve her şeyin sonunun iyiye ulaşacağını düşünürler bu nedenle eğer bir şeyi isterlerse yeterli ruhsal gücü kendilerinde bulamadıklarından o şeyi elde etmek için yeterince çabalamayabilirler. Balıklar elbette bir köşede memnuniyetle oturmak için dünyaya gelmemişlerdir, Balıklar olmadan ışık yayılamaz. Onların bunu daima hatırlaması gerekir. Onlar hem maddesel hem spiritüel dünyaya bağlıdır bu nedenle Balık burcunun glifi birbirine ters yönde yüzen iki balıktır.

Balık değişkendir, esnektir. Kendisine ve çevresine yenilik getirebilir yaşanan yeniliklere ayak uydurabilir. Bu sebeple birçok kişi ile de kolayca ilişki kurabilir.

Kabalistik astrolojiye göre Balık’ın geçmiş yaşamı Başak’tır. Başak olmanın fazla düzenlilik yüzünden spontane durumları kaçırma, fazla rasyonalite yüzünden olayların yalnızca maddi boyutunu görme, detaycılık yüzünden fazla titiz ve fevri olma gibi tortuları Balık’ın hafızasındadır. Bu nedenle Balık bu yaşamında bunların tam tersini deneyimlemek isteyecektir. Balık’ın tikun, onarım yapabilmesi için beş duyunun ötesinde maddeye etki eden spiritüel bir gerçekliğin de varlığını kabul etmesi gerekecektir.

Bizler, alma arzumuz doyuma ulastıkça mutlu oluruz. Aynı şekilde başkalarını mutlu ettiğimizde de üzerimize mutluluk yağmış olur. Adar mutluluk ayıdır, bu ayda başkalarını ne kadar mutlu edersek kendi hayatımız da o kadar mutlu olur. Bu ayın enerjisi ile hizalanmak için bu aya karşılık gelen tanrı ismi kombinasyonu olan Hey, Hey, Yod, Vav ile meditasyon yapabiliriz. Ayrıca bu ay bitişleri andığımız bir aydır, hayatımızda biten şeyleri de kutlamayı unutmayalım.

Balık gizlenmeyi iyi bilir, o sularla kaplıdır. Derinlere daldıklarında onları görmek çok zordur. Onlardan planlarımızı gizli tutmayı öğrenebiliriz. Eğer hamile bir kadının karnı şeffaf olsaydı ve biz bebeğin gelişimini görebilseydik kötü enerjilerle etki edebilecegimizden süreç kutsallığını kaybedebilirdi. Biz de planlarimizi kötü enerjiye maruz kalmamaları için gizleyebiliriz. Bazı şeyler kapalı ve saklı olursa daha iyi büyüyebilirler.

Jüpiter finansal konularda da iyi şans getirecektir. Bu ay uzlaşmalar, iş anlaşmaları yeni bir girişime başlamak için uygun bir aydır.

Diğer yandan bu ay ertelediğimiz şeyleri gözden geçirmekte fayda vardır. Bazen bazı şeyleri yapmayı umursamadığımızdan değil tam aksine bize acı verdiği için erteleriz. Bu ertelenmelerin içinde kurban bilinci yatar, Balık erteleyerek de kendini kurban edebilir, özellikle o “hayır” diyebilmeyi erteleyecektir.

Bu ay hayır diyemediklerimizi gözden geçirebilir, utangaçlığın getirdiği kurban bilincinden de kurtulabiliriz. Yine bu ayda, başkalarının bizden taleplerini ve bizim de başkalarından taleplerimizi dengeye oturtabiliriz. Böylece Balık’ın gölge yanı olan bağımlılık konusunda aşama katedebiliriz.